MİRAC HADİSESİ ve MÎRAC GECESİNİN FAZİLETİ
(Bu sene 15 Ocak 2026 Perşembe günü akşamı Mirac Gecesidir)
İslam âleminde ihya edilen feyizli gecelerden biri de Recep ayının 27.nci gecesinde ihya edilen “Mirac Gecesi” dir. Bu geceyi feyizli kılan sebep ise; bu gecede yaşanan ‘Mîrac Hadisesi’ dir. Mirac; Peygamberimiz Hz.Muhammedin Mekke döneminde Hicretten önce Miladi 621 yılında Receb ayında bir gece (Rivayete göre Receb ayının 27.Gecesi) Allahın emriyle ve izniyle rûhen ve bedenen Cebrail ile birlikte Mekkedeki Mescidi Haram’dan Kudüsteki Mescidi Aksa’ya-oradan da ilahi Semaya yükselip Rabbimiz Allah ile vasıtasız konuşması ve Rabbimizden bir takım müjdeler vahiyler alarak aynı şekilde Mekke’ye geri dönmesiyle yaşanan bir nadisedir.
Meakkede Peygamberimize nübüvvet vazifesi tevdi edileli dokuz sene gibi bir zaman geçtiği halde, Mekke’de pek az insan Onu tasdik etmiş ve islama girmişti. Bu durum, peygamberimizi çok üzüyordu. Ayrıca o yıl içinde Peygamberimizin zevcesi Hz.Haticenin vefatı ve yine Peygamberimizi müşriklere karşı koruyan amcası Ebu Tâlibin vefatı onu fazlaca üzmüştü. Rivayet odur ki; Peygamberimiz Mekkeden biraz uzaklaşmak, biraz nefes almak ve islamı Taiflilere tebliğ etmek amacıyla bir gün Zeyd b.Hârise’yi de yanına alarak Tâif’e gitti. Amacı Taiflilere Hak Din islamı anlatmaktı. Bir ay kadar Taifte kaldı ve onlara islamı anlattı. Ama, Taif’te Ona kimse iman etmedi!... Taifliler bununla da kalmadı, peygamberimize eziyet yaptılar, Peygamberimizi çocuklara taşlattılar, Hatta onu öldürmek için tuzak kurdular. Bunu farkında olan peygamberimiz Taiften ayrıldı. Gideceği yolun kumları arasına dikenli çalılar gömdüler ve peygamberimiz o yoldan geçerken ayaklarına batan dikenlerden dolayı ayakları kanlar içinde kaldı!... Ayağına batan dikenlerin verdiği acı ve ızdırap onu baya üzmüştü!... Atılan taşlardan hem peygamberimiz hem de Zeyd yaralanmıştı!... Her ikisi de yorgun ve bitkin olarak Mekke girişinde peygamberimizin akrabalarından Ümmü Hani’nin evine kadar geldiler ve geceyi orada geçirmek üzere ona misafir oldular!... Peygamberimiz, çok yorgun ve üzgündü… Üzüntüden kalbi daralıyor, canı sıkılıyordu!.. Bir ara Allaha şöyle duâ etti: “Ey Allah’ım! Kuvvetimin zaafa uğradığını, insanlar nazarında hor görüldüğümü ancak sana arz ve şikayet ederim. Merhametlilerin en merhametlisi ve çaresizlerin Rabbi sensin! Beni merhmetsiz insanların elinde bırakmayan ve beni onlardan koruyan Allah’ım! Beni bağışla ve bana rahmetinle yardım et!” Bu duâdan sonra peygamberimiz yorgunluktan olsa gerek oturduğu serginin üzerinde uyuya kaldı. Rivayete göre gecenin bir vaktinde Allahın emriyle Cebrâil peygamberimizin bulunduğu yere geldi, peygamberimizi aldı ve birlikte Mekkeye Kâbe’ye geldiler, oradan da Cennet binitlerinden olduğu rivayet edilen ‘Burak’ adlı bir binitle Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya geldiler. Yüce Allah, bu hadiseyi Kur’anda şöyle haber verir; “Kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan alarak kendisine ayetlerimizi (mucizelerimizi) göstermek için çevresini mübarek (temiz ve bereketli) kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksanlıktan uzaktır.” (İsrâ-1) Bu yolculuğun devamında Peygamberimiz Hz.Muhammed Cebrail ile birlikte Mîrac yolculuğuna başladılar. Her Sema katında ayrı, ayrı olaylar yaşayan peygamberimize Cennet ve Cehennem ehlinin yaşayacağı bazı haller de gösterildi!.. Ve nihayetinde ‘Sitre-i münteha’ denilen yere geldiler. Burdan ötesine Cebrailin gitmesine izin verilmediği için peygamberimiz buradan itibaren ‘Ref Ref’ isimli bir binit ile bizlerce mahiyeti bilinmeyen, idrak edilemeyen bir mekanda Rabbimizle konuştu.. Hz.Mûsa’nın Rabbimizle konuştuğu gibi O da Rabbimizle konuştu ve birçok nimetle müjdelendi. Mîracta peygamberimize müjdelenen üç önemlisi şunlardır: Beş Vakit Farz Namaz, imanla ilgili Bakara Suresinin son iki ayeti. Allaha şirk koşmayan mü’minlerin Cennete gireceği müjdesi. Tabi ki, dünya hayatnın hesabını verdikten ve günahlarından arındıktan sonra.
Bu yolculuktan sonra Peygamberimiz gönlü rahatlamış olarak aynı gece, aynı şekilde Mekke’ye ve misafir olduğu Ümmü Hani’nin evine geri döndü. Peygamberimiz sabah olunca Ümmü Haninin evinden ayrıldı ve Mekke’ye geldi, doğruca Kâbe’ye giderek orada bulunanlara Mirac olayını anlattı. Müşrikler, peygamberimizin yaşadığı bu hadiseye inanmadılar ve ‘Böyle şey olmaz?’ diyerek alay ettiler. Ama müslümanların hepsi inandı. Ona inanmayan müşriklerden bazıları Hz.Ebû Bekir’in evine giderek onu da kendi saflarına çekebilmek için olayı tenkit ederek ona da anlattılar. Ancak, olayı dinleyen Hz.Ebu Bekir; “Eğer bu söylediklerinizi O peygamber söylediyse doğrudur.” dedi ve peygamberimizi tasdik etti. Hiç beklemedikleri bu söz karşısında şaşkına dönen müşrikler sessizce oradan ayrıldılar. Mirac hadisesini öğrenen Ebu Bekir hemen peygamberimizin yanına gitti ve; “Ey Allah’ın Rasûlü! Miracınız mübarek olsun! Bizleri, senin gibi bir peygambere ümmet kılan Allah’a şükürler olsun.” diyerek peygamberimizi kutladı ve tasdik etti.
Bu yaşanan olaylar nedeniyledir ki; Mirac Gecesi feyizli bir gecedir. Bu geceye mahsus özel bir ibadet yoktur. Bu geceye kavuşan müslümanlar; bu gecede peygamberimizin islamı tebliğde çektiği sıkıntıları ve çileleri bir kez daha tefekkür etmeli ve Mîrac hadisesinden de güzel dersler alarak iman, ibadet ve amellerinde Sırâtı müstakîm üzere olmanın gayreti içinde olmalı. Allah’a iman, ibadet ve kulluğunda neleri yaptığının, neleri yapamadığının muhasebesini bir kez daha yapmalı, hataları ve günahları için tevbe istiğfar etmeli ve Allah’tan af ve mağfiret dilemeli. İyi bir insan ve iyi bir kul olma hususunda Rabbimiz Allaha samimi bir söz vermeli. Bu gecenin öncesinde ve gecesinde müslümanlar birbirleriyle yapacağı selamlaşma ve duâlaşma ile birlikte, yapacakları infak, ikram, ibadet, tesbihat ve duâlarla bu geceyi feyizli bir şekilde ihya etmeli k: Allahın rahmeti, mağfireti ve ihsanı kendisinin ve tüm müslümanların üzerine olsun!. İmanınız kavi, ibadetleriniz makbul, ameliniz sâlih, ömrünüz sağlıklı, huzurlu ve feyizli olsun.
Mîrac Geceniz mübarek olsun!
(muallimosman)

























































Yorum Yazın