Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Ceviz Ticaret
Güneylerr
Ceviz Ticaret
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

NEFİSLERİMİZİ ISLAH ETMEDİKÇE BARIŞ VE HUZURU TESİS EDEMEYİZ

 

NEFİSLERİMİZİ ISLAH ETMEDİKÇE BARIŞ VE HUZURU TESİS EDEMEYİZ

 

Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bir savaş sonrası, kazanılan bir zafer sonrası yanındakilere şöyle demişti: “Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.” Yanındakilerden biri sordu: “Büyük cihad nedir? Ey Allahın Rasûlü?” Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Nefisle yapılan cihaddır.” İşte sevgili dostlar büyük cihad ve büyük mücadele nefislerimizle yapacağımız mücadeledir, Nefislerimizle yapacağımız cihaddır.. Bizler bu cihaddan zaferle çıkmadığımız müddetçe bireysel ve toplumsal barışı, huzuru ve saadeti tesis edemeyiz. İstediğimiz kadar dünyevi zaferler kazanmış olsak dahi. İstediğimiz kadar mala, mülke, servete, makam ve rütbeye ve güce sahip olsak dahi!.. Çünkü her nefis doyumsuzdur. Kendini her zaman önde ve üstte görür, Her şeyin en iyisini ve en doğrusunu kendisinin bildiğine inanır. Asla tatmin olmaz.. Nefis istediklerini elde etmek için insanı devamlı aşırılığa, haksızlığa ve zulme iter. Geçmiş tarihte ve günümüzde bunun acı örneklerini görüyoruz ve biliyoruz. İblisin Allaha isyan etmesine, cennetten kovulmasına ve ebedi cehennemlik olmasına sebep olan,, Hz.Âdeme ve eşi Hz.Havva’ya yasak meyveyi yediren ve cennetten çıkarılmalarına sebep olan, Kâbilin, kardeşi Habili kıskanarak onu öldürmesine sebep olan, Hz.Yâkubun çocuklarının, kardeşleri Yusufu kıskanarak onu kuyuya atarak ona kötülük yapmalarına sebep olan, Zenginliği ve gösterişiyle insanlara kibir satan mağrur Kârun’un helak olmasına, güçlü Firavunların, Nemrudların kendilerini tanrı görerek insanlara zulüm ve haksızlıkta haddi aşmaları nedeniyle helak olmasına sebep olan ve daha birçok insani felaketlerin temelinde o kişilerde bulunan nefislerin haddi aşan, aşırı ve ölçüsüz istek ve arzularıydı. Günümüzde de öyle değil mi?.. “Kim ki nefsini temizler o kimse kurtulmuştur. Kim ki nefsini kirletirse o kimse ziyandadır, zarardadır.” (Şems-9,10)

Peki, Nefis Nedir? Nefis; insanı Allahın razı olmadığı kötü, çirkin ve haram olan istek ve arzulara yönlendiren içimizdeki bir dürtüdür. Bencil ve süflî şeyleri isteme ve elde etme hissidir. Ve her insanda bu his ve bu duygu vardır. Yani her insanda Nefis vardır. Ve bu nefis bireysel ve toplumsal barışı ve huzuru bozan en büyük düşmandır. Biliniz ki, içinizden sizi aşırılığa, israfa, kibir ve gösterişe kötülüğe, zulme ve harama davet eden bir his uyanırsa biliniz ki bu; Nefsin ve Şeytanın bir vesvesesi ve tuzağıdır. İnsan Nefsi; bencil ve egoisttir, kibirli ve gururludur, çıkarcı ve kıskançtır, merhametsiz ve acımasızdır, nankör ve inkarcıdır. Nefis insana daima kibirli olmayı ve büyüklenmeyi fısıldar. Nefis tüm kötü ve haram olan şeyleri güzel gösterir. Riya ve gösterişi, kibirlenmeyi ve büyüklenmeyi çok sever. Nefis şeytanla güçlendikçe zâlimleşir ve kabalaşır, insana her türlü kötülüğü ve günahı işletmekten çekinmez. Biliniz ki, nefislerine uyarak Allahın haram kıldığı yasaklara aldırmayanlar dünyada huzur bulamadıkları gibi ahirette de huzur bulamazlar ve cennete giremezler. Çünkü haram ve günahla kirlenen nefisler insanı kirletir ve perişan ederler. “Ben nefsimi temiz göstererek onu temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, her nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Yusuf-53) diyen Hz.Yusuf başına gelen tüm olumsuzluklar karşısında iman ve idrakiyle ve sabrıyla Rabbine sığınarak kendini nefsinin ve şeytanın kötü vesveselerinden korumuş ve örnek bir insan ve güzel bir Nebi olmuştur.

İşte, sevgili dostlar eğer bireysel ve toplumsal barışı, huzuru ve toplumsal kardeşliği tesis etmek istiyorsak, huzurlu ve feyizli bir ömür sürmek istiyorsak, kendimize ve çevremize huzur vermek istiyorsak; nefislerimizle ve onun haddi aşan istek ve arzularıyla mücadele etmek ve onu aklımızla, ilmimizle, imanımızla ve güzel ahlakımızla, ihlaslı ibadetlerimizle ve samimi dualarımızla, azmimizle ve sabrımızla ıslah ederek kötü ve haram olan istek ve arzularından arındırarak onu güzelleştirmeliyiz ve böylece Allahın sevdiği ve razı olduğu kâmil bir insan olmalıyız. Bunun nasıl olacağı ise; Rabbimizin bize bir hidayet ve öğüt kitabı olarak gönderdiği mukaddes kitabımız Kurr’anda mevcuttur. Rehberimiz sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselamın Hadislerinde ve hayatında mevcuttur. Ve Yüce Allah Kur’anda: “O, hanginizin daha güzel şeyler yapacağınızı sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.” (Mülk- 2) buyurduğu gibi nefsimizi ıslah ederek, daima güzel olan işlerin, güzel olan sözlerin ve güzel olan davranışların peşinde olmalıyız!.. Hepimiz bu gayretin içinde olmalıyız!. Balı bal yapan; Arının ihlaslı ve gayretli çalışmasıdır. Biz de bu gayret içinde olursak tüm olumsuzlukları hayra ve tüm zehirleri bala çevirebiliriz. Biliyorsunuz Hz.Ömer cehalet döneminde toplumdaki diğer cahiller gibi nefsine uyarak o da kız çocuğunu uğursuz sayarak diri diri toprağa gömmüştü. Ama Allahın peygamberi ve Allahın kitabı Kur’anla tanıştıktan sonra Kur’an reçetesiyle nefsini tüm kötülüklerden arındırdı ve islamın güzel ahlakıyla ahlaklandı ve zamanının en âdil ve en merhametli insanı ve hükümdarı oldu. Demek ki, nefsin terbiye edilmesi ve ıslah edilmesi mümkündür. Önemli olan buna azmetmektir. Bu konuda Rabbimizin Kur’anda sunduğu reçeteleri uygulamaktır, Tıpkı hastalandığımız zaman Doktorların yazdığı reçeteleri uyguladığımız gibi. İmanınız kavi, nefisleriniz merhametli, ameliniz sâlih, ömrünüz feyizli ve huzurlu olsun!.. (muallimosman)

Komagene

Yorum Yazın