Reklamı Geç
Leben
Antakya Kuru Temizleme
Leben
Edem
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

SIKINTILARA KARŞI SABIR EN İYİ İLAÇTIR

SIKINTILARA KARŞI SABIR EN İYİ İLAÇTIR

Yüce Allah Kur’anda: “Muhakkak ki sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz mal ve can eksikliğiyle imtihan ederiz. Sen sabredenleri müjdele.” (Bakara-155) buyurduğu gibi insanın başına gelen her türlü belâ ve sıkıntılar biz insanlar için ilahi bir imtihandır. Acaba kul başına gelenler için âhı figan ederek isyankâr mı olacak, yoksa; belâyı, sıkıntıyı takdir edenin de onu def edecek olanın da yalnızca Allah olduğunu bilip, sıkıntılara karşı sabırlı olup kurutuluş çareleri mi arayacak? Tabii ki, en güzeli tüm sıkıntılara karşı insanın sabırlı, samimi, azimli ve mütevekkil olması ve Allahın yardımını istemesidir. Çünkü yüce Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Eğer sabrederseniz bu sizin için en hayırlısıdır.”( Nahl-126) Hz.Eyyüb yakalandığı amansız bir hastalıktan kurtulmak için on yıl sabretti. Hz.Yâkub, oğlu Yusufa kavuşmak için yıllarca sabretti.. Bunlar bizim için birer örnektir.

Şunu biliniz ki, eğer insan sabretmesini bilirse, Cenabı Allahtan gelen her acı o insan için tatlı olur. Çünkü sabır insanı olgunlaştırır, mütevâzileştirir ve tatlandırır. Tıpkı koruk ve acı olan meyvelerin sabırla olgunlaşıp tatlandığı gibi. Acı olan ilacı sabırla içip hastalıktan kurtulup sağlığına kavuşan insan gibi. Sabır da acıdır ama Allaha ve ahrete inanan insan için sonu tatlıdır, hayırlıdır. Zira Yüce Allah’ın vaadi şöyledir: “Ancak sabredip sâlih amel işleyenlere (güzel-faydalı işler yapanlara) bağışlanma ve büyük mükâfat vardır.” (Hûd-11) Bu bağlamda, herhangi bir tehlikeyi sezip de tedbir almadan sabretmek de doğru değildir. İnsan önce tedbirini alacak, yapılması gerekenleri yapacak, buna rağmen başına bir belâ ve musibet gelmişse işte o zaman olanlara tahammül edip, sabır, duâ ve tevekkül ile Rabbinden yardım dileyecek.

Toplumda; ‘insan sanki sadece başına bir belâ ve musibet geldiği zaman sabretmesi gerekir’ gibi yanlış bir algı var. Aslında insan darlıkta da bollukta da sabredecek! Sağlıkta da hastalıkta da sabredecek!.. bela ve musibetlere karşı da iiyiliklere karşı da sabredecek!.. Meselâ; İnsanın yaşantısında yemesinde, içmesinde ve davranışlarında ölçülü olması ve haddi aşmaması bir sabırdır. Yemek yokken sabırlı olmak kolaydır. Zaten yapacak bir şey yoktur. Ama meselâ; önünde bin bir çeşit yemekten oluşan zergin bir sofrada yemeği ölçülü yiyebilmek bir sabır işidir. Hastalık gelmeden önce sağlıklı iken sağlığı bozan yiyeceklerden içeceklerden ve davranışlardan uzak durrmak bir sabır işidir. Bugünlerde toplum olarak mücadele ettiğimiz Korona virüs salgın hastalığından korunmak için maske takmak, belirtilen fiziki mesafeye dikkat etmek, temastan sonra elleri yıkamak, beden ve giysi temizliği dahil her türlü temizliğe dikkat etmek ve diğer kuralara uymak da bir sabır işidir. Sıkıntılar sabırla aşılır, kurtuuluş sabır ve mücadele ile elde edilir.

Bazı insanlar şu hataya düşerler ve zaman zaman şöyle derler: ‘Benden daha çok günahı olan pek çok isyankar insana Allah belâ vermezken belâ ve musibetler hep beni bulur.” derler. Bu düşünce doğru değildir. Bazı insanlar da belâ ve musibetleri Allahın kullarına bir gazabı ve öfkesi olarak görürler ve sevmedikleri birinin başına bir belâ veya musibet, âfet geldiği zaman; “Allah belasını verdi, ettiğini buldu.” derler. “Kim bilir ne yaptı ki Allah belasını verdi” gibi sui zanda buulunurlar. Kendilerine bir musibet veya âfet isabet etmedi diye öğünürler ve kendilerini temiz, dürüst göstermek isterler.. Halbuki bu insanlar bilmezler ki, Allah bazen sevdiği kullarını da çeşitli sıkıntı ve musibetlere mâruz bırakarak onları da imtihan eder. Allah belâ ve sıkıntılara gösterdikleri sabırları ve tevekkülleri nedeniyle onların birçok günahını ve hatalarını bağışlar da onlar ahrete alınları açık olarak giderler.. Unutmayın sıkıntılara sabır; birçok günaha kefarettir!.. Peygamber kıssalarına bakarsanız bunları orada daha açık görürsünüz!.. Hz.Âdemi hatırlayın!.. Hz,Eyyübu hatırlayın!,.. Hz.Yâkubu hatırlayın!.. Bu nedenle insan; ne başına gelen bir musibet için, ne de başkalarının başına gelen musibetler için kötü zanda bulunmamalı!.. Ve insan Allaha ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsa Yüce Allahın: “O sabredenlere hesapsız mükafat vardır.” (Zümer-10) müjdelediği gibi insan kendisine bir musibet isabet etmişse buna sabretmeli ve varsa hatalarından dönmeli, güzel bir tedbir ve güzel bir duâ ile ve yapacağı sâlih amellerle Rabbine sığınmalıdır. En güzel yol budur. İmanınız kavi, ameliniz sâlih, sabrınız güzel, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!.. (muallimosman)

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Abone Ol HİT