Reklamı Geç
Özyurt Silah
Demirhanlar
Avula Hikmet Hatunoğlu
Zekeriya Gök Leziza
Necati Daştan

Necati Daştan

Mail: [email protected]

BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN

 

BİR ÖLÜMÜN ARDINDAN

 

Ölüm soğuk bir rüzgar gibi geliyor.
Ansız ve apansız.
Oysaki geride yapılacak yüzlerce iş var. Ancak ölüm bunlara bakar mı ki?

Ölüm ne gençlik dinler ne sağlık;
ne hırs dinler ne umut.

Ve ölüm geldiğinde şalter iner kepenkler kapanır dünya adeta bir zindana döner. İnsan sorgu meleği ve ameliyle baş başa kalır.

Ne servetin ne malın ne ihtişamın ne de makamın sana bir fayda vermez.
Sana fayda verecek olan dünyada bıraktığın hayırlı ve güzel işlerdir.

Belki arkada bıraktığın hayırlı bir evlat hayırlı bir eser hayırlı bir hatıra Ya da insanların gönlüne dokunduğun hayırlı işlerdir.

Dün bir dostun ölümüyle bir kez daha yıkıldım.

Hiç beklemediğim bir haber beklemediğim bir anda beklemediğim bir tesirle kalbimi herc- ü merc etti. Ruhumu hallaç pamuğu gibi dağıttı.

Onun da umutları, hayalleri , idealleri ve gelecek planları vardı.
Tıpkı bizimkiler gibi.

Onun tüm hayalleri yarım kaldı bizimkinin tamamlanıp tamamlanmayacağını da bilmiyoruz.

Bir hırs uğruna dünyayı yangın yerine çeviriyoruz.
Sırf nefsimiz ve egolarımız için binlerce kalbi kırmaktan geri durmuyoruz.

Oysa ki kırdığımız her kalp mutlaka bize dönüyor.

Ve amel defteri kapandığında artılarımız ve eksilerimizle bir hesap gününe kalıyoruz.

Herkes kendini kazançlı ve alacaklı görebilir.
Ancak biz hangi amelin hangi kötülüğün hangi iyilikleri yok ettiğini asla bilmeyeceğiz.

Çünkü biz hangi hareketimizin karşımizdaki kalpte neler bıraktığını bilmiyoruz. Nasıl bir tahribat yaptığını da ..

Ölüm, Dünyanın ve hayatın boş olduğunu bir kasırga çığlığıyla bize hatırlatıyor.

Yaşanan her şeyin anlamsız olduğunu yirmilik çivilerle beynimize çakıyor.

İster sultan ol ister köle.
İster veli ol istersen deli...
Ecel her birimizi bir zaman diliminde yakalıyor.

 Ve sonunda ortada sadece amel defteri kalıyor.

Dünyada ne yaptık Ne yaşadık ve ne yaşattık?

Kimleri kırdık kimleri sevindirdik. Hakkın rızasını kazanabildik mi?

Peki hakkın rızası nedir?

Derler ki hakkın rızası halkın rızasına bağlıdır.(yine derler ki musallada kırk kişinin bir kuldan razı olması Allah'ın ondan razı olmasına bir işarettir)

Kulları ne kadar mutlu edebildik?

Belki de hepimizin arınmaya, helalleşmeye, yenilenmeye ve ruhumuzu deşmeye ihtiyacı var.

Çünkü insan çok büyük bir yangın ve yanılgı içindedir.

Nefis daima kendini haklı görür.
Hep ezilen hep mağdur edilen kendisidir çünkü..
Öyle olmasaydı dünyada bu kadar kötülük olur muydu?

Her ölüm dünyanın bir hayalden ibaret olduğunu bir tokat gibi hatırlatıyor suratımıza..
Yaşanan her şeyin anlamsız olduğunu.

Soğuk bir Ayaz gibi biçiyor bedenimizi ölüm.
Her ölüm haberi bir kurşun gibi dağlıyor kalbimizi.

Kalbimize bir katran gibi damlıyor sanki..
Her ölüm bizi ölüme biraz daha yaklaştırıyor.

Ölüm kendini bekleyene de geliyor beklemeyene de.

Belki ölüm, ölümü bekleyen için daha kolay... Hiç misafir bekleyenle beklemeyen bir olur mu?

Ölmeden önce ölmek gerek.

Yarabbi zor ölümlerden sana sığınırız.
Yarabbi!!
Sen merhametlilerin en merhametlisisin.
Ne olur canımızı bizden razı olduğun bir anda al...

Necati Daştan
Hakim

 

Marina

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Avula Hikmet Hatunoğlu