Reklamı Geç
Mehmet Akçay Petrol
Kozsan Gıda Mustafa Sancak
Diva Otel
Güneyler
Hatay
BIST14.181
DOLAR43.7339
EURO51.9339
ALTIN7075.9
BTC/USD70267.761
Gamze Arslan

Gamze Arslan

Mail: [email protected]

Haklı Çıkmak mı, Yakınlaşmak mı?

 

Haklı Çıkmak mı, Yakınlaşmak mı?

 

Kavga ettiğin biriyle bazen daha derin anlaşman tesadüf değil. Bu insan psikolojisinin çıplak gerçeği.

Kavga, aslında iki egonun ringe çıkması değil sadece. İki ihtiyacın, iki yaranın, iki beklentinin “beni gör” diye bağırması. Çoğu insan susarak uzaklaşır. Kavga eden ise kalmayı seçer. İşte mesele burada.

Şunu net söyleyeyim:

Her kavga bağ kurmaz. Ama doğru kavga bağ kurar.

Sağlıklı tartışma ile yıkıcı kavga arasındaki fark, bir bıçağın ameliyat mı yaptığı yoksa yaraladığı mı gibi. Aynı alet, farklı niyet.

Psikolojide buna “çatışma yoluyla yakınlaşma” denir. Özellikle romantik ilişkilerde bu durum çok görülür. Mesela John Gottman yıllarca çiftler üzerine çalıştı ve şunu söyledi:

Sorunsuz çift yok. Sorunla nasıl dans ettiğin önemli.

Kavga sırasında maskeler düşer. İnsan savunmasız kalır. Gerçek duygu görünür.

“Sinirlendim” aslında çoğu zaman

“Değer verilmediğimi hissettim” demektir.

“Bağırıyorum” çoğu zaman

“Kaybetmekten korkuyorum” demektir.

Ve eğer iki taraf da kaçmıyorsa, o an bir bağ oluşur. Çünkü artık roller değil, gerçekler konuşur.

Ama burada kritik bir çizgi var.

Bağ kuran kavga:

• Konu odaklıdır, kişilik değil.

• Bitince taraflar hala birbirine saygı duyar.

• Amaç kazanmak değil, anlaşılmaktır.

Bağ koparan kavga:

• Geçmiş defteri açar.

• Aşağılar.

• Sessizlikle cezalandırır.

Şimdi dürüst olalım.

Bizi bağlayan şey kavganın kendisi değil.

Bizi bağlayan şey, kavga sonrası onarım.

Barışma anı bir tür duygusal reset gibidir. İki kalp “tamam, buradayım” der. İşte o anda bağ güçlenir.

Bunu sadece aşkta düşünme. Dostlukta da böyle. Kardeşlikte de. Hatta toplumlarda bile. Büyük dönüşümler çoğu zaman çatışmadan doğar. Mesela French Revolution bir kavganın kolektif versiyonuydu. Acılıydı ama bir düzeni değiştirdi.

Demek ki mesele kavga etmek değil.

Mesele, kavga ederken kalabilmek.

Kaçmadan.

Aşağılamadan.

Manipüle etmeden.

Şunu unutma:

Sürekli kavga eden ama ayrılamayan çiftlerde bazen bağ değil bağımlılık vardır. Orada adrenalin aşk sanılır. Fırtına romantize edilir. O başka bir konu. O, şifa değil alışkanlıktır.

Pazar sorusu bırakayım sana:

Kavga ettiğinde gerçekten anlaşılmak mı istiyorsun,

yoksa haklı çıkmak mı?

Cevap bağının kalitesini gösterir.

Ve şunu bil.

Olgun sevgi çatışmadan kaçmaz. Ama çatışmayı karakter haline de getirmez.

Bağ, iki insanın aynı fikirde olmasıyla değil,

aynı masada kalabilmesiyle güçlenir.

Bugün biriyle tartıştıysan kendine şunu sor:

“Bu kavgada neyi korumaya çalışıyorum?”

Belki gururunu.

Belki korkunu.

Belki de aslında sevgini.

Cesur olan kavga etmek değil.

Cesur olan, kavga bittikten sonra kalabilmek.

 

Gamze Arslan

Yaşam& Farkındalık Koçu

 

 

Diva Otel

Makale Yorumları

  • Müge GÜMÜŞKAYA15-02-2026 11:46

    Tam da tartışma yada kavgaların rengi ve hissettirdikleri üzerine düşündüğüm bir anda ilaç gibi geldi makaleniz. Mutlu olmak mı? Haklı çıkmak mı? İşte bütün mesele bu! Evliliğin kaderini belirleyen.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
bahar home mehmet taze kırıkhan