Reklamı Geç
Güneş Güzellik
Tulpar
zeno
Nuri Restaurant
Hatay
BIST13.932
DOLAR48.4464
EURO56.3406
ALTIN6964.3
BTC/USD80961.787
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

ÖMÜR BİR GAYE İÇİN YARATILMIŞTIR

 

ÖMÜR BİR GAYE İÇİN YARATILMIŞTIR

 

Bu evrende Yüce Allahın yarattığı her şeyin bir yaratılış gayesi vardır.

Dolayısıyla Allahın yarattığı ömrün de bir gayesi var.

Peki, ömür dediğimiz şey nedir, niçin yaratılmıştır.

Ömür; Bir insanın veya bir varlığın yaratılışından/doğumundan ölümüne kadarki zaman içerisinde yaptığı ve yaşadığı şeylerdir, yaşadığı hayattır.

Ve Rabbimiz Allah, ömrü/hayatı niçin yarattğını bize şöyle bildirir; “O Allah, hanginizin daha güzel işler yapacağınızı sınamak/imtihan için hayatı /ömrü ve ölümü yarattı.” (Mülk-2) Bu bağlamda meselâ; Güneşin yaratılış amacından biri dünyaya ısı ve ışık vermektir!. Bulutların bir görevi yeryüzünün ve canlıların hayatı için yağmur yağdırmaktır. Bal arısı ömrünü insanlara Bal üretmekle geçirir!.. Ve ayrıca hepsi Allahı tesbih eder.. Bu bağlamda, Rabbimiz Allahın akıl, ilim, irade, ömür verdiği, kitap ve peygamber gönderdiği insanın ilahi yaratılış gayesi ise; yaşadığı hayat/ ömür içerisinde Allaha iman etmek, O’na itaat etmek, O’na ibadet etmek, Allahın emirleri ve öğütleri doğrultusunda güzel ve feyizli işler-şeyler yapmaktır.. Demek ki, Yüce Allah tarafından insanlara bahşedilen ömür, gelişigüzel yaşanan boş ve gayesiz bir hayat değildir!.. İnsan için ömür; Yaşadığı hayat/ömür süresince Allaha iman, ibadet ve kulluk etmek, hayırlı, güzel ve faydalı şeyler/işler yapmaktır, sâlih ameller işlemektir.. Bu bağlamda ömür; anlamı ve gayesi olan bir yaşayıştır. Ölüm ise; Allahın, kulları için takdir ettiği ve dünyadaki hayatın/ömrün sona erdiği zamandır. Yani ölüm vakti (Ecel) geldiği zaman canını Allaha teslim etmesidir. Bu bağlamda, ölüm de gayesiz bir yok oluş değildir.

Ölüm; insanın dünyada yaşadığı ömür süresince yaptığı iyi veya kötü şeylerin hesabını Allaha vereceği Âhiret hayatına geçiş evresidir. yani dünyadaki hayatın ve ömrün sona erdiği zamandır. Biliniz ki, Yüce Allah, Kur’anda: “Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa karşılığını mutlaka (mükafat olarak) görecektir. Kim de zerre kadar bir kötülük yaparsa o da karşılığını mutlaka (azab/ceza olarak) görecektir.” (Zilzal-7,8) buyurduğu gibi dünya hayatında, ömür süresince yapılan ve yaşanan hiçbir şey karşılıksız kalmayacaktır. Ve insan dünyada yaşadığı ömrün ve yaptığı şeylerin hesabını âhirette Allaha verecektir. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam bir hadisinde şöyle buyurur: “Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmeden Rabbinin huzurundan bir yere ayrılmayacaktır. 1- Ömrünü nerede ve nasıl tükettiği, 2-Gençliğini nasıl yaşadığı, 3-Malını ve servetini nerden ve nasıl kazandığı, 4-Kazancını nereye ve nasıl harcadığı, 5-Doğru bilgiyle amel edip etmediği.”

Bu bağlamda Rabbimiz Allah Kur’anda bizleri şöyle uyarır: “Kim iyi bir şey yaparsa, kendi lehine yapmış olur. Kim de kötü bir şey yaparsa, kötülük yaparsa onu da kendi aleyhine yapmış olur.. Rabbin, kullarına asla zulmedici değildir.” (Fussılet-46) -“Allah'a kavuşmayı (âhireti) yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğrayanlardır. Nihayet o gün (Hesab günü) onlara ansızın gelince ve günahları sırtına yüklenince; ‘Yazıklar olsun bize! dünyada bunları mı yapmışız?’ derler. O yüklendikleri yük (günah yükü) ne kötüdür!” (En'am-31) Bu bağlamda ömrün gayesini anlamayıp ömrünü kötülüklerle, haksız ve haram kazançlarla, haksızlıklarla, zulümlerle, günahlarla geçirenlerin akıbeti hüsran olacaktır. Bu anlamda, öyle insanlar ve dahi gaflette olan öyle müslümanlar görürsünüz ki, onlar ölümü, âhireti ve Allaha verecekleri hesabı unuturlar veya umursamazlar da ömür sermayelerini sadece dünyanın geçici zevk ve eğlencesine harcarlar, gece gündüz demeden devamlı dünya için çalışırlar, mal ve servet biriktirmekle, güç, itibar ve makam elde etmekle meşgul olurlar ve bunları elde etmek için pekçok kötülükler yaparlar, pekçok harama tevessül ederler.. Ve onlar böylece zarara uğrayanlardan olurlar. İnsanların pekçoğu mâlesef böyledir. Onlar böyle yaşayarak âhiret azığını boş bırakırlar veya günahlarla doldururlar. İşte bunlar, ömürlerini ilahi gayesine uygun olarak yaşamayan ve zararda olan insanlardır.. Allah böyle insanlar hakkında Kur’anda şöyle buyurur: “Her kim Rabbine günahkar olarak gelirse, Bilsin ki, onun varacağı yer Cehennemdir. Orada ne ölür, ne de dirilir.” (Tâha-74) Devamlı azab içindedir. Ama eğer insan, gerçekten, Allaha, âhirete, ölüme ve yaptıklarının hesabını Allaha vereceği ve karşılığını göreceği o Hesab Gününe, Cennet ve Cehenneme inanırsa, nefsini kötülüklerden temizleyerek temiz bir kalb ve samimi bir niyetle kendisini yaratan, yaşatan ve rızıklandıran Yüce Allah’a iman ederse, yalnızca O’na ibadet ve kulluk ederse, kötülüklerden, hayasızlıklardan ve haramlardan uzak duurursa, ömrünü iman, ibadet ve faydalı şeyler yaparak, sâlih amel işleyerek geçirirse, işte, o insan, ömrünü yaratılış gayesine uygun olarak yaşamış olur ve Rabbimizin şu müjdesine nâil olur: “İman edip sâlih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedî olarak kalacakları Cennet köşklerine yerleştireceğiz. Güzel iş yapanların(sâlih amel) mükâfatı işte böyle güzeldir.” (Ankebut-58) Sevgili dostlar, biliniz ki, ömür su gibidir akar gider, akıp giden ömür ise geri gelmez.

Öyleyse sevgili dostlar, ömrümüzü Rabbimizin emirleri ve öğütleri doğrultusunda temiz, güzel ve feyizli bir şekilde yaşayalım ki, ömrümüz de âhiretimiz de temiz,güzel ve feyizli olsun inşaallah!

Cumanız mübarek olsun!

(muallimosman) -2026

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Güneyler