Reklamı Geç
Antikya
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Dilan Polat
Şemsettin Günay

Şemsettin Günay

Mail: [email protected]

ORTADOĞU ÜLKELERİYLE YENİDEN OLUŞTURULAN İLİŞKİLER YANLIŞ MI?

ORTADOĞU ÜLKELERİYLE YENİDEN OLUŞTURULAN İLİŞKİLER YANLIŞ MI?

Dolarda son günlerde sert düşüşler yaşanıyor.

Tabi dolarla birlikte altın ve diğer döviz guruplarında da…

Ancak Türkiye’de bir gurup çığlık üzerine çığlık atıyor. “Araplara yine nereleri sattınız da dolar böylesine tepetaklak oluyor” diye.

Garip bir biçimde aynı gurup dolar yukarı doğru çıkarken de bağırıyordu. “Böyle insafsızlık olamaz, ekonomi yönetilemiyor” diyerek.

Anlayacağınız bunlara dolar düşerken de yaranamıyorsunuz, çıkarken de…

Henüz düşüş nedenini ben de bilmiyorum. Bazı ekonomistler imzalanan yeni swap anlaşmaları olabilir diyorlar. Ülkeye yeni döviz girişleri olabileceğinden söz ediyorlar.

Bundan bir hafta önce “şakkadanak” lakaplı ve titri olan ekonomist Necmettin Batırel doların 9 TL’ye kadar düşmesini bekleyin demiş ve Aralık ayına kadar bunun gerçekleşeceğini söylemişti.

Doların aniden aşağıya doğru hareketlendiğini görünce birdenbire Batırel’in söyledikleri aklıma geliverdi.

Hükümetlerin görevi ekonomiyi iyi yönetmekse doların aşağı doğru hareketlenmesi ve Türk lirasının değer kazanması hükümetin başarı hanesine yazılır.

Nasıl ki tam tersi konumda eleştirilirse, başarı da takdir edilir.

Geçmişte bir milyar dolar borç alabilmek için kapı kapı dolaşılıp el avuç açıldığında kimsenin sesi çıkmayıp sonuç beklendiyse, şimdi ise daha onurlu bir şekilde dış ticaret anlaşmaları yapılması takdir edilmesi gereken bir süreçtir.

Ticari anlaşmalar yapılmadan ülkeye nasıl döviz kazandırılması hedeflenecek anlamak mümkün değil.

İster Avrupa ülkelerinden, isterse Ortadoğu ülkelerinden yapılacak diyalog ve anlaşmalar ülkeyi rahatlatacaksa elbette bunu desteklemek gerekir.

Ülkeler arasında hiçbir zaman duygusallık yok, çıkar anlaşmaları vardır.

Şayet geçmişte yaşananlardan dolayı biz o ülkelerden ilişkimizi ve ticaretimizi kesecek olursak dünyada alışveriş ve ticaret yapabileceğimiz hiçbir ülke kalmayacak demektir.

Çanakkale’de binlerce insanımızı katlettiği ve İstanbul’u işgal ettiği için İngiltere ile, Her darbenin arkasında yer alan ve çoğunu kendi planlayan, terör örgütlerine gözümüzün içine baka baka binlerce TIR lık silah desteği veren ABD ile, Yine halen terör örgütlerinin baş destekçisi başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa ülkeleriyle hiçbir ilişkimiz olmaması gerekmekteydi.

Böyle bir durumun imkansızlığını benimle birlikte sizlerde takdir edersiniz.

Yeniden ilişkiler kurulması elbette ki eskiden yaptıklarını unutmamız anlamına gelmiyor.

İlişki kurulan ülkeler de kendi yaptıklarını unutmuyorlar.

Ancak zamanında tepki koymak kadar ilişkileri kesmemekte, açık kapılar bırakmakta o kadar önem taşıyor.

Nedense bizdeki guruplar Batının yaptıklarını hemen unutma kararlılığındayken, aynı düşmanlıklar Arap ülkelerinden geldiğinde sonsuza kadar yaşatma eğiliminde oluyorlar.

Ama BAE 15 Temmuz darbesinin finansörü değil miydi?

Doğru, ABD ise baş planlayıcısı olarak biliniyordu, ilişkiler kesildi mi?

Ama Prens Faysal Kaşıkçı cinayetinin baş faili değil miydi? Nasıl tekrar ilişki kurar, yargıyı onlara bırakırız.

Tamam, geleceğin tahminen 50 yılı Suudi Arabistan’ın baş yöneticisi ve Kralı olmaya aday bu insan nedeniyle 50 yıl ilişkileri erteleyelim mi? Kaldı ki hangi mahkememiz suçluları yakalamış, cezalandırmış veya ifadesini alabilmiş te bizler onları gerisin geriye iade etmişiz?

Zamanında gereken yapılmış, tüm dünyaya bilgi ve belgeler sunulmuş, tepkiler en yüksek düzeyde gösterilmiş.

Sonrası…

Sonrası yapılabilecek başka bir şey kalmadığını gösteriyor. Ne suçluları yakalama, ne de yargılama imkanınız kalmamış. Olayı duygusal uzatmak artık ülkeye zarar verir duruma getirmiş. Bundan sonra devlet pragmatizminin gerekleri yerine getirilmeye başlanmış. Sonuçları da kendini göstermiş.

Belli ki ülkeyi yönetenler Devletin çıkarlarını duygularının önüne koymuşlar ve yeniden ilişkileri canlandırma kararı almışlar.

Tıpkı BAE, Mısır ve İsrail’le olduğu gibi.

Bu çıkar sadece kendi çıkarlarımız için değil aynı zamanda elbette ki diğer devletlerin çıkarları için de olduğundan sonuç alınmaya başlanmıştır.

Unutmak ayrı şey, çıkar ilişkileri ayrı şeydir.

Demirhanlar

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Tosthane