PONZİ ŞEMASI SAADET ZİNCİRİ VE KİPTO DOLANDIRICILIĞI
Ülkelerde ve bilhassa ülkemizde dolandırıcılığın sonu gelmiyor ve özellikle kibar ve nitelikli yolsuzluklar beceri olarak görülüyor. Bunu anlamak için ekonomi gözlüğü ile öncelikle “Ponzi Scheme” ‘Ponzi Şem nedir? Onu anlamalıyız. Scheme’in Türkçe karşılığı dolandırıcılıktır. Bizdeki ‘Ponzi şemin tam karşılığı saadet zinciridir.
Basit şekilde, önceki yatırımcının karının sonraki katılımcıdan alınması anlamına gelir. Bu saadet zincirinin tarifidir. Ve hukuken yasaklanması gerekir. Ticaret işlemlerinde bunu uygulayan işletmelerin de bir an önce bundan vazgeçmeleri gerekir. Ancak bugün ‘Ponzi Şeması’ Kripto para dolandırıcılığından Fonlar yoluyla borsa dolandırıcılığına kadar birçok konuyu kapsamaktadır. Aslında pazar ekonomisinin yerini alan bugünkü ekonomik sistem neredeyse tamamen şaibelerle doludur. Süzgece dönmüş bu kovayla su taşınmayacağını bilmek lazım. Tedbirlerin dikiş tutma ihtimalinin zayıf olduğunu baştan söylemeliyiz.
Herkesin ve her kurumun paraya ihtiyacı vardır. Ancak onunla rakiplere fark atılabilir. Ona ulaşmanın birçok gri ve siyah yolu vardır. Borsada küçük ve orta ölçekli yatırımcılar küçük birikimleriyle hisse alarak iki türlü kazanç beklerler. Biri şirket karından belli denem sonlarında temettü karı, diğeri sermayenin değer kazanmasıyla değer artış karı. Borsada değersiz bir yatırım aracının hisselerine yüklü miktarlarda para yatırarak değerlenmesine ve yatırımcıların büyük miktarlarda yatırım yapmasına yol açılır. Çıkma zamanı geldiğinde hisseler satışa konur. Bir süre sonra alıcı olmadığından hisseler herkesin elinde kalır. İlk girip ilk çıkanlar büyük karlar elde ederler. Son girenler de öncekilerin fahiş değer artış karlarını öder ve hisselerini satamazlar. Bunlar genellikle fonlar aracılığıyla organize yapılır. Halbuki borsa küçük yatırımcıların tasarruflarını sermayeye dönüştürerek ülke ekonomisine katkı sağlamak için kurulmuştu. Bugünkü şartlarda yapılacak şey tasarrufun değerini korumak için altın sertifika ve hissesi almaktır. Çok nadiren küçük değer kayıpları olsa da değerini korur ve yerli paranın enflasyon kaybının üstünde bir değer artışı sağlar. Aslında bu değerini korumaktır, zira yerli para altın karşısında değer kaybetmeye bu günkü ekonomi düzeninde mahkumdur. Ancak güvenilir fonlar bu altın hisselerini alarak değerlendirme yatırımları yaparak ek kar elde edebilirler. Böylece altın hisse sahiplerinin dolandırılma ihtimali ortadan kalkar. Şurası unutulmamalıdır, bugünkü para düzeninde kar görülen şey aslında sadece zararın bir kısmını karşılar. Bu durumda borsayı da akbabalar doldurur.
Enflasyon bir Ponzi Şem sürecidir. Burada önceden yapılan harcamaların bedeli tüketime ve üretime yeni katılanlardan almanın bir sonucudur. Gerçek enflasyon değer kaybetmeyen bir para biriminin olduğu piyasada maliyet artışı ve talep fazlalığı sonucu oluşan fiyat farkıdır, halbuki önceki harcayan yetkililerin hatalarının sonucu sonrakilere yansıtılmaktadır.
Burada dikkat edilecek en önemli nokta bir üretim ve ticaret karı sonucu olmayan ve ekonomiye dışarıdan katılan bir para ile ekonomiye harcama katılımının bir ‘Ponzi Şem’ kabul edilmesidir. Emeksiz ve haksız yani hukuki alt yapıdan kaynaklanmayan her harcama talebi ekonomiyi olumsuz etkiler. Örnek olarak siyasi ihale yolsuzluklarını, yetkisini bir bedelle satan yetkililerin usulsüzlüklerini sunabiliriz.
Dolandırıcılığın en önemli kaynağı bugünkü karşılıksız ve sınırsız para kullanımının getirdiği sonuçlardan herkesin kendi zararını çıkarma gayretiyle rakamların katlanmasıdır. Kripto para, kağıt para, bugünkü anlamda dijital para, Ponzi Şem’in birer uyguluma aracıdır. Dünya gerçek pazar ekonomisine ve değeri maniple edilemeyen dijital paraya yeniden dönmek zorundadır.
Sağlık ve Esenlikler
Mehmet Haşmet Kolağası
























































Yorum Yazın