TARTIDAKİ RAKAMLA
TARTIŞMAYI BIRAKIN
Hepimiz bu noktadan geçtik:
tartıdaki o korkunç rakam, günlerce, haftalardır uğraştığımız diyetin boşa gitmiş olabileceği korkusu,
"acaba yine mi başa mı döndük?" düşüncesi...
Üzüntüler, vazgeçemediğimiz yemekler, diyetler, fizik güzellikleri veya fiziğin bozulması...
Bu döngü, çoğu zaman bizi tüketen, yiyip bitiren bir tehlike.
Düşünüyoruz: "Keşke daha az yeseydik", "Keşke spor yapsaydık",
"Keşke şu tartıdaki rakam daha düşük olsaydı"...
Ama gerçek şu ki, tartıdaki rakam, bizim değerimizi, güzelliğimizi, sevgimizi belirlemez.
Biz, sadece bir rakamdan ibaret değiliz.
Ama işte, sevdiğimiz kıyafetleri giyememek, onun sıkıntısı...
Lafı gelmek, komşunun lafına, eşin lafına...
Bunlar, bizi gerçekten etkiliyor. Ve evet, şişmanlık, kilolu olmak, bir yere kadar bir sağlık göstergesi de olabilir.
Sağlığımız, gerçekten çok önemli.
İbreyi fazla kaçırmamak lazım. Kendimizi sevmek, kabul etmek, ama aynı zamanda sağlığımıza da dikkat etmek...
Bu, bir denge işi.
Biz kendimizle barışık olmak istiyoruz, ama bu, sağlığımızı ihmal etmemiz gerektiği anlamına gelmez.
Güzellik, sadece fiziksel görünüşte değil. Güzellik, sevgide, hayata bakışta, kendimize verdiğimiz değerde.
Diyetler, sporlar, güzellik standartları... Bunlar, sadece birer araç.
Ama amaç, kendimizi sevmek, kendimizi kabul etmek, sağlığımıza dikkat etmek.
O zaman, tartıdaki rakamla tartışmayı bırakalım.
Kendimizi, olduğumuz gibi seviyoruz. Sevgimizi, güzelliğimizi, hayata bakışımızı, o rakamla belirlemiyoruz.
Biz, değerliyiz.
Biz, güzeliz. Biz, seviliyoruz.
Kendimizi sevmek gerekiyor.
Kendimizi, olduğumuz gibi kabul etmek, sevmek, değer vermek gerekiyor.
Sağlığımıza da dikkat edelim, ama bunu, kendimizi sevmekle birleştirerek...
Biz güçlüsüz!

























































Yorum Yazın