Reklamı Geç
Güneş Güzellik
Mehmet Akçay Petrol
yükseliş
Hatay
BIST13.168
DOLAR44.3495
EURO51.4486
ALTIN6213.7
BTC/USD70247.004
Süleyman GÖKSU

Süleyman GÖKSU

Mail: [email protected]

TÜRK AİLESİ

 

TÜRK AİLESİ

 

Dede Korkut Hikâyeleri’ndeki Oğuzların kadınları, tıpkı erkek kahramanlar gibi, asil ve yiğittirler; hatta duyguları bakımından onlardan daha ulvîdirler. İyi anne, iyi kardeş, iyi sevgilidirler.

Banu Çiçek, Burla Hâtun ve Selcen Hâtun kahramanlık vasıflarını kendilerinde bulunduran destanların önemli kadınlarıdır.

Türk kadını, nâmus timsâli olmalıdır. Erkeğiyle müşterek bir hayat yaşayan Türk kadını, tek başına da kalsa en zor şartlarda dahi nâmusunu korumak zorundadır.

 

Türk tarihinde; Salur Kazan’ın evinin yağmalanmasının anlatıldığı destanda bu husus şöyle anlatılır: 

“Salur Kazan’ın eşi, boyu uzun Burla Hâtun ve oğlu Uruz, esir düşerler. Kâfirler, yanında 40 ince kız bulunan Burla Hâtun’u ayırt etmek için kadınlara oğlu Uruz’un etini yedirmeyi düşünürler. Etten yemeyen kişinin Burla Hâtun olduğu anlaşılacaktır. Burla Hâtun bunu duyar ve oğluna söyler.

Oğlu Uruz’un annesine verdiği cevap şöyledir:

“Benim için ağlamayasın! Ko, beni kadın ana çengele vursunlar! Ko, etimden çeksinler, kara kavurma etsinler! Kırk bey kızının önüne iletsinler! Onlar bir yediğinde sen iki ye! Kâfirler bilmesinler, duymasınlar. Dinsiz kâfirin döşeğine varmayasın! Sağrağını sürmeyesin! Atam Kazan nâmusunu sımayasın sakın!...”

Bu muhteşem cevap, Oğuz gencinin diliyle bütün Türk milletinin nâmus anlayışını ortaya koymaktadır.

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Diva Otel