Reklamı Geç
HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz
Ceviz Ticaret
zeno
Bambinoo Eda Güneşer
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Şemsettin Günay

Şemsettin Günay

Mail: [email protected]

YUMUŞAK GÜÇ, DR. MUSTAFA ERDOĞAN

 

YUMUŞAK GÜÇ, DR. MUSTAFA ERDOĞAN

 

                                                                       ŞEMSETTİN GÜNAY

 

                Antakya’nın tanınmış cerrahlarından biriydi. Yıllarca başhekimlik yapmış, binlerce insanı yaptığı ameliyatlarla sağlığına kavuşturmuştu.

                Kendisine Hatay Ak Parti İl başkanlığı teklif edildiğinde çok düşünmeye ihtiyaç duymadı. Madem ki ucunda halka hizmet vardı, madem ki yapılabilen her işten vatandaştan dua alınacaktı bu teklife “hayır” diyemezdi.

                Evet, zor bir görev yüklenecekti. Yıkılmış, yok olmuş bir kentin sorunlarını yüklenmek, halkın beklentilerini karşılamak, bunun için mücadele etmek kolay değildi.

                Aynı doktorluk mesleğindeki gibi mesai kavramı yoktu. Gece, gündüz kavramı yoktu. Bir mekanda koltuğa oturup orada pineklemek yoktu.

                Bu şehir neler görmemişti ki.

                Depremin ilk gününden itibaren tüm yalancılar, ahlaksızlar, deprem turistleri kenti ddoldurmuş, gelemeyenler ise klavyelerinin başında algı operasyonlarına girişmişlerdi.

                İnsanların alınlarında partileri yazıyormuş gibi “Enkazdan sadece Ak Partililer kurtarılıyor” yalanını ortaya atıp samimiyetle kurtarma çalışmalarına girenleri itibarsızlaştırmaya uğraşanlar mı?

                Radyosunun başında “Tahtakale barajı patladı” yalanıyla halkı paniğe sevkedenler mi?

                Gelen yardımları iç edip kendi deposunu dolduran vicdansızlar mı?

                Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlara telefonla ulaşıp, alay edip kahkaha atan alçaklar mı?

                Daha sayabileceğim onlarca ahlaksızlığı bu şehir insanları görmüş ve yaşamışlardı.

                Ama en güzel tarafı ilk günden itibaren bütün ülkenin iyi ve güzel insanları seferber olmuş, yapabileceklerinin fazlasını gönderebilmenin ve yardım edebilmenin derdine düşmüşlerdi.

                Depremden sağ kurtulabilenlerin en büyük tesellisi ilk günlerde bunlardı.

                Yıkılmış ve yok olmuş şehirler, moralleri bozuk binlerce insan.

                Mustafa Erdoğan bu şartları ve zorlukları görerek teklifi kabul etmişti.

                “Önce bir hayalim var” diyerek yollara çıktı. Cıvıl cıvıl bir Atatürk caddesi, yeniden canlanmış modern bir Antakya hayal ediyor ve bunun için çalışmalarına başlıyordu.

                Ankara’ya gittiğinde Hatay milletvekillerini de yanına alarak çalmadık bakanlık kapısı bırakmıyordu. Hatay için isteklerini ve taleplerini hem sözlü olarakaktarıyor, hem de masalarına talep dosyasını bırakıyordu. Cumhur ittifakı vekilleriyle adeta tek yumruk, tek ses olarak hareket ediyor, büyük bir uyum içerisinde hareket ediyordu.

                Eğer mevzu Hatay’ın yeniden ayağa kalkmasıysa gerisi teferruattı.

                Kendi kendine bir sözü vardı. Gerek rakip parti başkanları ve vekilleriyle, gerekse de oturdukları klavye başlarında kendisine parmak sallayan basın mensuplarıyla hiçbir zaman polemiğe girişmeyecekti.

                Depremden sonra yapılan derme çatma birkaç konteynerden oluşan il merkezi kendisine yetmediği zamanlarda çalışmalarını işyerinde sürdürmeye gayret gösteriyordu.

                Her ay ilimizi ziyaret eden bakanlara hemen brifingler hazırlıyor, Hatay’ı gezdiriyor, taleplerini bildiriyor, verilen sözleri not ediyordu.

                Çevre ve Şehircilik bakanı adeta kankası olmuştu. Her geldiğinde ,işlerin hangi aşamaya geldiğini kendisi bizzat gösteriyor, gelişmeleri bakanın defterine kaydetmesini sağlıyordu.

                Hatay’ın sadece binalardan ibaret olmadığını, bu kadim şehrin bir ruhunun olduğunu çok iyi idrak etmişti. Çoğu zaman vekillerle kafa kafaya veriyor yeni projeleri planlıyorlardı.

                Bir taraftan tarihi binalar ve ibadet yerleri, diğer taraftan Asi projesi, Roma köprüsü, raylı sistemler, Belen tünelleri ve çevre yolu projeleri, Turunçlu’nun lağım kokularından kurtulması için yapılan 18 km. lik tünel, İskenderun sahil cam terası hep bu uyumun eserleri olarak kendini gösteriyordu.

                Mustafa Erdoğan garip bir insan. Kendini göstermeyi pek sevmiyor. Elijah Muhammed’in Malcolm X’e tavsiyesi gibi kirlilerle teker teker uğraşmıyor. O temiz işlerin peşinde ve takibinde.

                Sakin bir güç (Soft Power).

Bu özellikleri ilede benim kahramanım. Kendisinden beklentilerim halen çok yüksek. 02.07.2026

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Ekrem