Reklamı Geç
Gökçesan
Jet Turizm Oktay Küçükdüveyki
bahar home mehmet taze kırıkhan
Güneş Güzellik
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Şemsettin Günay

Şemsettin Günay

Mail: [email protected]

15 TEMMUZ, 10. YIL

15 TEMMUZ, 10. YIL

​​​​​ŞEMSETTİN GÜNAY

 

​15 Temmuz gecesi 3 değişik insan tipine şahit oldum.

​Bunlardan birincisi Cesurlardı.

​Televizyonlardan darbe sözcüğünü duyar duymaz sokaklara fırlayan, Cumhurbaşkanının “meydanlara çıkın” mesajını aldığında sel olup caddeleri ve meydanları ellerinde Türk Bayrakları dışında herhangi bir silahı olmadan dolduran insanlar.

​Onları gâh bir tankın önüne yatarken, gah kendilerini hain kurşunlara siper ederken, gah eline aldığı taşı uçağa fırlatırken, gah tankın üzerini battaniye ile kapatırken gördük ve bu çılgın insanlara şahit olduk.

​Onlara sizler ister vatansever deyin, ister yurtsever deyin, isterseniz çılgın Türkler deyin farketmez. Ben onların tümüne Cesurlar adını veriyorum. Bir başka güzeldi O insanlar bu gecede. Gözlerinde korku yoktu, başları dik göğüsleri siperdi ve meydanlar Onlarla doluydu. Kimi ailesiyle birlikteydi, kimi de ailesini evinde bırakıp herşeyi göze alarak meydanlardaydı.

​Onlar Cesurlar, Onlar kahramanlardı…

​Onlar kimi şehadetleriyle, kimi yaralanarak gazilik ünvanlarıyla, kimi de meydanları doldurarak gelecek nesile bir vatan bıraktılar.

​İkici sınıf insanlar ise korkaklardı.

​Bunlar darbeyi tasvip etsin veya etmesin evlerinden çıkmayı, rahatlarını bozmayı göze alamayanlardı. Kimi televizyonlarının başında gelişmeleri izliyor, kimi koltuklarında kahvelerini yudumluyor, kimi çıktığı tatil köşelerinde elinde içeceğiyle daha kaç gün tatil yapabileceğini hesaplıyordu.

​Sabahı kimin kazanacağı önemli değildi. Kendileri sabah kim kazanmışsa onun yanında hizalanmakta beis görmemekteydi. Bunlar kazanana göre darbeciden daha darbeci olabilir veya vatanseverden çok daha vatansever olarak yerini alabilirdi. Yeterki rahatı bozulmasın, yeterkibulunduğu makama halel gelmesin, yeterki kazananlar kendisini yanlarında görsünler. Her zaman ben merkezli bir dünyaları olmuştur. Kendilerine dokunmayan yılanın kaç yıl yaşadığı çok umurlarında değildir.

​Bunlar tankların arasından sıyrılarak geçmesini çok iyi bilirler. Konuştuklarında ise mangalda kül bırakmazlar.

​Bir üçüncü sınıf ise Hainlerdi.

​Bunlar darbe sözcüğünü duyar duymaz sosyal medyayı kaplamışlardı.

​Kimisi “Oh ya! Nihayet televizyonda Atatürk’ün adını doyasıya duymaya başladım” diyerek darbeyi alkışlayan mesajlar atıyor, kimi sokaklara ve meydanlara inen halkı korkutmak için “evlerinizden çıkmayın, başınız belaya girer” diyor, kimisi bulunduğu düğünde darbe haberini alınca “Koyun bir mezdeke, doyasıya oynayalım” diye haykırıyordu.

​Ferit Lif’in de yazısında konu ettiği gibi bir muhtara albay elbisesi giydirilip 300 kişi bulması öğütleniyor, verilecek silahlarla Hatay’da bir katliama başlaması söyleniyordu.

​Bir hafta öncesinden askerden arındırılmış sınırlardan kime yol verileceği halen bilinmezliğini koruyor. İşid ve PKK/PYD’ye yol açık görülüyordu.

​Bu hainler için hiçbir şeyin önemi yoktu. İsrail dahil her türlü güçle işbirliği yapılabilir, vatan satlığa çıkartılabilirdi. Kimi Tayyip karşıtlığını vatan hainliğine kadar indirgeyebilmişti.

​İşte böyle bir geceydi O gece…

​Sabah Cesurların zaferiyle sonuçlandı. Ne mi oldu daha sonrası;

​Devam eden demokrasi toplantılarında bu ikinci ve üçüncü kategoride yer alanları protokol bölümlerinde en ön sıralarda gördük. Kurulan platformlara çıkıp en ateşli konuşmaları yaparken seyrettik. Kahramanlık hikayeleriniyüksek sesle bağırarak anlatırken dinledik.

​Peki Cesurlar… Onlar kalabalığın en arkasında bu şarlatanları acı gözleriyle izliyorlardı. Yine sessiz, yine durgun…

​Bugün 10. Yılını anıyoruz. Değişen bir şey oldu mu? Bilmiyorum.

​Ancak benim aklımda kalanlar bunlardı…​​​15.07.2026

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
bahar home mehmet taze kırıkhan