"Ben Şaka Yapmıştım, Sen Çok Alıngansın!" | İlişkileri Bitiren O Gizli Cümle
Günlük hayatta, arkadaş ortamlarında ya da ikili ilişkilerde en sık duyduğumuz, duyduğumuzda da insanın içini kemiren, kendinde sorun varmış algısı yaratan o meşhur savunma cümlesi: "Ben sadece şaka yapmıştım, sen de çok hassassın!"
Peki, bu olayın aslı gerçekten öyle mi? Bir taraf istediğini özgürce ifade ediyorken diğer taraf gereksiz bir hassasiyet mi gösteriyor sizce? Yoksa göremediğimiz başka dinamikler mi var?
Bir Yaşam ve Farkındalık Koçu olarak analizlerime göre, ilişkilerdeki en büyük kör noktalardan biri tam olarak budur. Aynı gökyüzünün altında bambaşka hayatlar yaşarız; hatta aynı evde büyüyen, aynı annenin çocukları arasında bile bu durum böyledir.
Neden Her İnsanın Farklı Bir Bakış Açısı Vardır?
Gerçek şu ki, hiç kimse dünyaya çıplak gözle bakmaz. Her birimizin gözünde geçmiş deneyimlerimizden, çocukluk kırgınlıklarımızdan, aile kültürümüzden ve mizaç özelliklerimizden yapılmış filtreli birer gözlük vardır.
Sizin için sadece "zararsız bir espri" olan bir kelime, karşınızdaki insanın çocukken yetersizlik hissettiği bir yaraya dokunuyor olabilir. Sizin "Ne var bunda gülecek?" dediğiniz bir durum, başkası için açık bir saygı sınırı ihlali anlamına gelebilir. İnsanları farklı kılan şey olayların kendisi değil, o olaylara zihinlerinde verdikleri anlamlardır. İşte bu yüzden, birinin "şaka" dediği şey, diğerinin "Sınırlarıma basıyorsun!" çığlığı olabilir.
Bu Kadar Farklıyken Nasıl Bir Arada Yaşayacağız?
Herkesin bu kadar farklı düşündüğü, hissettiği ve algıladığı bir dünyada kaos kaçınılmaz gibi görünebilir. Ancak bir arada huzurla yaşamanın anahtarı herkesin aynı düşünmesini sağlamak değil, farkındalığı devreye sokmaktır.
Peki, bu köprüyü nasıl kuracağız?
1. Haklı Olma Arzunu Bırak, Anlama Arzusunu Seç:Bir tartışmada amacınız "Ben haklıyım, o alıngan" diyerek kendinizi temize çıkarmak olduğunda, ilişkiyi kaybedersiniz. Farkındalık koçluğunun temel prensiplerinden biri şudur: "Karşımdaki insan neden şu an incindi?" sorusunu sorabilmek. Niyete değil, sonuca bakmak köprü kurmanın ilk adımıdır.
2. "Benim Doğrum" Evrensel Doğru Değildir: Sizin sınırlarınız esnek olabilir ancak başkasının sınırları daha nettir. Bir arada yaşama sanatı; kendi özgürlük alanımızı korurken, başkasının kırmızı çizgilerine park etmemeyi öğrenmektir.
3. Suçlamak Yerine İfade Et: "Sen çok alıngansın" demek bir etikettir ve karşı tarafı doğrudan savunmaya iter. Bunun yerine, "Bu şakanın seni inciteceğini öngöremedim, niyetim kesinlikle bu değildi" diyebilmek, olgunluğun ve yüksek farkındalığın göstergesidir.
Farklılıklar Tehdit Değil, Zenginliktir
Eğer herkes her şeye aynı tepkiyi verseydi, dünya oldukça sıkıcı ve mekanik bir yer olurdu. Bizi insan yapan, aynı manzaraya bakıp bambaşka şiirler yazabilme yeteneğimizdir.
Bir dahaki sefere birisi yaptığınız bir şeye kırıldığında, ona "alıngan" damgası vurmadan önce durun ve sorun: "Acaba onun gözlüğünden bu durum nasıl görünüyor?"
Unutmayın; ilişkileri yıkan şey insanların farklı bakış açılarına sahip olması değil, birbirlerinin bakış açılarına kör kalmasıdır. Birbirimizin sınırlarına saygı duyarak da bağ kurabilir, şakalar yapıp birlikte gülebiliriz.
Birbirimizin sınırlarına saygı duymak, hep birlikte anlaşarak gelişmek ve şifalanmak niyetiyle...
Benden bana, bizden size gelsin.
Gamze ARSLAN
Yaşam ve Farkındalık Koçu
Instagram: @gamzeilefarkindalik

























































Yorum Yazın