Reklamı Geç
Merkez Market
Güler Tekstil Acil Kıyafet
Merkez Market
Güneş Güzellik
Hatay
BIST13.744
DOLAR46.2686
EURO53.5186
ALTIN6214.0
BTC/USD63305.455
Sucan

Sucan

Mail: [email protected]

BİZ ŞIMARTTIK HAK EDİYOR MUYUZ ?

 

BİZ ŞIMARTTIK. 

 HAK EDİYOR MUYUZ ?

 

Çok imkan verince evlatlar iyice azıyor. Evdeki yemeğe burun kıvırıyor, tencere yemeğini beğenmiyor. Gece yarısı canı çekiyor diye hazır yemek kapıda, hazır içecek buzdolabında. Giydiği kıyafeti bir kere giyip kenara atıyor. Doyduğu halde daha fazlasını istiyor, aldığı halde daha yenisini. Çünkü elinin altında hep var. Yokluğu görmediği için varlığın kıymetini bilmiyor. Ne versek az geliyor, ne yapsak yetmiyor.

Yakın zamanda iş böyle değildi. Öğretmenin çocuğu da, doktorun çocuğu da, mühendisin çocuğu da, memurun çocuğu da aynı sofraya otururdu. Tarlada çalışan da vardı, bahçede babanın yanında domates toplayan da. Hayvancılık yapan da vardı, kamu dairesinde babasına dosya taşıyan da. Balığa giden babasının yanında oltasını tutan, ağını çeken çocuk da vardı. Okuldan gelince çantasını bırakır, ödevini yapar, sonra evin işine el atardı. Hem okurdu hem üretirdi. Hem başarılı olurdu hem de terin ne demek olduğunu bilirdi. Elmayı kendisi soyardı, parasını kendi biriktirirdi. Bir lokmanın, bir kalemin, bir ayakkabının arkasında emek olduğunu bilirdi.

Şimdi ise hiçbir şeye dokunmadan büyüyen bir nesil var. Aman oğlum üşümesin diye her istediği alınıyor. Aman kızım yorulmasın diye elması soyulup dilimlenip önüne gidiyor. Hiçbir iş yapmadan, hiçbir şeye el sürmeden, sadece isteyerek büyüyorlar. Sonra da aynı el daha fazlasını istiyor. Çünkü zorlanmadı, beklemedi, kaybetmedi. Hazır gelenin kıymeti olmuyor.

Bu kötülük olsun diye değil. Sevdiğimizden, kıyamadığımızdan böyle oldu. Ama sevgiyi şımartmakla karıştırınca ölçü kaçıyor. Yakın zamanın emeğiyle bugünün imkânını dengelemek lazım. Çocuğa her şeyi vermek değil, bazı şeyleri kendi kazanmayı öğretmek lazım. Yoksa sofradakiyle yetinmeyen, elindekiyle yetinmeyen, hayattakiyle yetinmeyen bir kuşak çıkar ortaya.

Biz verdikçe azdılar.  

Biz kolaylaştırdıkça zorlaştılar. Biz düşmesinler diye önlerini açtıkça, yürümeyi unuttular. 

Artık soru şu değil, ne istiyorlar. Soru şu, neyi hak ediyorlar. 
Çok katkı koyarsan özü bozulur. Az ama öz olunca hem kıymetli olur hem kalıcı olur. Hem evlatta hem işte hem hayatta.

 

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş