BÜYÜKLENMEK...
Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Kibir, kötü huydur ve haramdır. Kibrin aksine tevâzu denir. Tevâzu, kendini başkaları ile bir görmektir. Bu çok iyi bir huydur. Tevâzu sahibi, kendini başkalarından aşağı görmez.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki,
“Tevâzu eden, helal kazanan, huyu güzel olan, herkese karşı yumuşak olan ve kimseye kötülük yapmayan çok iyi bir insandır.”
“Kibir ve hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, hesapsız Cennete girecektir.”
Babaları ve dedeleri ile övünmek, doğru değildir. Onların salih olmaları ile övünmemeli, onlar gibi salih olmaya çalışmalıdır.
Genç ve kuvvetli olmakla kibirlenmek de yanlıştır. Gençliğinden, gücünden, kuvvetinden ayrılmayan kimse görülmüş müdür?
Mal, evlât, mevki ve rütbe ile büyüklenmek ise, insana hiç yakışmaz. Çünkü bunlar kendinde bulunan üstünlükler değil, gelip geçen ve kendinde kalmayan şeylerdir.
Tevâzu sahibi olabilmek için; nereden geldiğini, nereye gideceğini bilmek lâzımdır. Bir zamanlar hiç yok idi, önce hiçbir şey yapamayan, hareket edemeyen bebek oldu. Şimdi de her an hasta olmak, ölmek durumundadır. Nihayet ölecek, çürüyecek, toprak olacaktır. Hayvanlara, böceklere yem olacak, kabir azabı ve kıyamet sıkıntıları çekecektir. Cehennemde sonsuz yanmak korkusu içinde yaşayan kimseye büyüklenmek yakışır mı?
İslâm Ahlâkı S.48

























































Yorum Yazın