EVLİLİK ÜZERİNE
Evlilik, birbirinden farklı iki insanın aynı hayatı paylaşmaya karar vermesidir. Ancak bu yolculukta bazı sorunlarla karşılaşılması da doğaldır. Bu sorunların en önemlilerinden biri, kişilik çatışmalarıdır.
Evlilikte karşınıza çıkabilecek en önemli zorluklardan biri, eşlerin kişilik farklılıklarıdır. Bu farklılıklar doğru yönetilemediğinde, zamanla birçok problemin temelini oluşturabilir.
Hepimiz hayat boyunca edindiğimiz deneyimler, eğitimimiz ve yaşadıklarımızla kişiliğimizi şekillendiririz. Kendimize bir yön, yaşamımıza bir yol çizeriz. Eğer kendimizi; hatalarımızı, eksiklerimizi, güçlü ve zayıf yönlerimizi kabul edebiliyor ve iç dünyamızda sürekli bir çatışma yaşamıyorsak, ruhsal açıdan dengeli olduğumuzu söyleyebiliriz.
Kendi kusurlarımızı ve farklılıklarımızı kabul ettiğimiz gibi, evleneceğimiz kişiyi de olduğu hâliyle kabul etmeyi öğrenmemiz gerekir.
Bunu başaramadığımızda, sürekli eşimizi değiştirmeye çalışırız. Oysa değiştirme çabası, zamanla evliliğin en yıpratıcı sorunlarından birine dönüşebilir.
Eşinizden sizin gibi düşünmesini, sizin gibi davranmasını ya da sizin gibi hissetmesini bekleyemezsiniz. Çünkü o, farklı bir ailede, farklı bir kültürde ve farklı yaşam deneyimleri içinde yetişmiştir. Tıpkı sizin gibi onun da kendine özgü değerleri, inançları ve alışkanlıkları vardır.
Birbirinizi ne kadar severseniz sevin, evliliğin içinde uygulanan değişim baskısı çoğu zaman ters etki oluşturur. Eğer evlenmeyi düşündüğünüz kişiyi olduğu gibi kabul etmezseniz, zamanla hem eşiniz hem de siz yıpranır, ilişkiniz huzurunu kaybeder.
Kişilik çatışmasının hâkim olduğu ilişkiler, çoğu zaman iki tarafın da kaybettiği bir mücadeleye dönüşür. Oysa evlilik; kazanmak değil, birlikte yürümeyi öğrenmektir.
Unutulmamalıdır ki sağlıklı ve uzun ömürlü evlilikler; sevgi kadar, karşılıklı anlayış, saygı ve kabullenme üzerine inşa edilir.
Her şey bütünün hayrına olsun. Eyvallah.
Hidayet ŞİŞKİN/ Kişisel Gelişim Danışmanı

























































Yorum Yazın