Reklamı Geç
Özyurt Silah
Güneş Güzellik
culha gold
Merkez Market
Hatay
BIST14.473
DOLAR48.1334
EURO56.1765
ALTIN7174.8
BTC/USD78992.456
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

Hz. MUHAMMEDİN (s.a.v) NURLU YOLU

 

Hz. MUHAMMEDİN (s.a.v) NURLU YOLU

 

Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhİsselamın doğduğu günlerde dünyada vahşi bir çağ yaşanıyordu.

O dönemde yer yüzü zulmet ve cehalet içinde kıvranıp duruyordu. Zenginlik, itibar ve güç hırsı, bugün olduğu gibi o gün de insanların akıllarını ve gözlerini, karartmıştı!.. zulüm ve haksızlıklar insanları bezdirmiş, güçlüler zayıfları eziyor, insanlar acımasızca birbirini katlediyor ve öldürüyordu. Güç, itibar ve dünyaya hakim olma hırsı nedeniyle haksızlık, zulüm, yağmacılık, gasb, soygun gibi kötülükler acımasızca yayılmıştı. Can ve mal güvenliği kalmamıştı. Cehaletin getirdiği ahlaksızlıklar ve hayasızlıklar, insanları ve toplumları felaketten felakete sürüklüyordu. İnsanlar, bir olan Allah’a iman edip O’na ibadet edecekleri yerde, kendi elleriyle yaptıkları putlara, yıldızlara, güneşe, ateşe ve diğer varlıklara tapıyordu. Nefislerini ilah edinenler çoktu. Kız çocukları uğursuz sayılarak diri, diri toprağa gömülüyor, kadınlar zevk ve eğlence vasıtası olarak görülüyor, mal gibi alınıp satılıyordu. İnsanlar; ırklarına, soylarına, renklerine ve sosyal durumlarına göre sınıflandırılıyor ve ona göre muamele görüyordu. Zulüm ve haksızlıklar insanları canlarından bezdirmişti.

İşte, sevgili dostlar! Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (s.av.) böyle bir dünyada ve böyle bir zamanda Miladi 571 yılında Mekke’de doğdu. Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam, Hz.Adem aleyhisselam ile başlayan peygamberler zincirinin son halkasıdır. O, son peygamberdir, son Nebîdir. O, kendisinden sonra gelen binlerce evliyanın, esfiyanın, mürşidin, âlimin, ârifin ve tüm insanlığın rehberi ve Nebîsidir. Rabbimiz Allah Kur’anda: “Yâ Muhammed, muhakkak ki biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya-107) buyurduğu gibi O, tüm insanlığa ve âleme rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberdir. Ve Yüce Allah Kur’anda; “Ey Nebî! Biz, seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Allah’ın izniyle insanları Allah’ın dinine davet eden bir davetçi ve nûruyla insanları aydınlatan (Doğru yolu gösteren) bir ışık/nûr olarak gönderdik.” (Ahzab-45,46) buyurduğu gibi O, doğduğu günden itibaren örnek yaşantısıyla ve örnek güzel ahlakıyla insanlığı aydınlatan bir nûr oldu.. Çok bozuk bir hayatın yaşandığı, hiç kimsenin hayatından ve geleceğinden emin olmadığı, karanlık bir çağda, karanlık bir dünyada insanların yolunu aydınlatan bir ışık oldu, bir nûr oldu. O, insanlar için güzel bir müjdeci, güzel bir uyarıcı ve güzel bir rehberdi, güzel bir dosttu.

O güzel Nebi; “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.” buyurarak insanların kararmış gönüllerini ahlak ve fazilet nûruyla aydınlattı. İslama girmeden önce kendi öz kızını acımadan diri diri toprağa gömen Ömer b. Hattab, peygamberimizin güzel ahlakıyla ahlaklandıktan sonra; “Dicle kenarında bir kuzuyu bir kurt kapsa, onu Ömer’den sorar adli ilahî” diyecek kadar, kalbi Allah korkusu, merhamet ve adalet duygusuyla ürperen merhametli ve âdaletli bir Ömer oldu. “Komşusu açken kendisi tok sabahlayan bizden değildir” buyuran ve bir rahmet pınarı olan o büyük peygamber, merhameti ve cömertliğiyle kazancını ve kazanımlarını insanlarla paylaşan merhamet ve cömertlikte örnek bir Nebi idi. O, bir hadisinde: “Müslüman o kimsedir ki, diğer insanlar onun elinden ve dilinden emindirler.” buyurarak müslümanın; güven ve barış sığınağı olduğunu öğretti. İnsanların sosyal durumlarına ve renklerine göre sınıflara ayrıldığı, güçsüz insanların köle olarak kullanıldığı ve mal gibi alınıp satıldığı o karanlık çağda, peygamberimiz; “Arabın, arap olmayana, arap olmayanın da arap olana, siyahın beyaza, beyazın da siyaha bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, ancak takvâ iledir. ” buyurarak, insanlar arasında iman sorumluluğu içinde eşitliği, kardeşliği, liyakatı, adaleti ve üstün ahlakı getirdi. Allaha ve çevresine karşı sorumlu olan bir hayat modeli getirdi. “Sizler iman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız” buyuran sevgili peygamberimiz; tüm mü’minlerin ve dahi insanların birbirlerini sevmeleri ve kardeş olmaları gerektiğini öğretti. “Bir kimse kendisi için arzu ettiği şeyi diğer din kardeşi için de arzu etmedikçe gerçek iman etmiş olamaz” buyuran sevgili peygamberimiz, insanların kendi Hak ve Hukukunu koruduğu gibi diğer insanların da Hak ve Hukukunu korumaları gerektiğini öğretti ve şöyle buyurdu: “Bizi aldatan bizden değildir.” Yani mü’min değildir. İşte sevgili dostlar, Onun her sözü ve her davranışı insanların gönlünü ve ufkunu aydınlatan, hidayet ve saadet yolunu gösteren sonsuz bir hayat nûrudur. Çünkü O, kaynağı Kur’an olan bir hayatın Nebîsi idi. Kim ki, Onun güzel öğütlerine uyar, Onun güzel ahlakını ilke edinir ve Onun nurlu yolundan giderse, Ona dost olursa, barışın, kardeşliğin, huzurun, güvenin ve saadetin yolunu bulur. Dolayısıyla dünya ve ahiret saadetinin yolunu bulur. Öyleyse sevgili dostlar, sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselamın nurlu yolu bizim de saadet yolumuz olsun! Cumanız mübarek olsun! “Kim peygambere itaat ederse/uyarsa Allaha itaat etmiş olur...” (Nisa-80)

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Haas Taş Sanatları