İçimizdeki Mahkeme: Hangisi Vicdan, Hangisi Ego?
Geçen gün bir karar aşamasındayken içimde iki farklı sesin kavga ettiğini fark ettim.
Biri fısıldayarak, "Boş ver, sen haklısın, kendini ezdirme" diyordu; diğeri ise çok daha derinden, adeta sessiz bir çığlıkla "Adil ol, karşı tarafı da anla" diye sesleniyordu.
Muhtemelen bu satırları okurken siz de hayatınızın bir döneminde, belki de daha bu sabah, benzer bir iç savaşın ortasında kaldınız.
Kendimize itiraf etmekte zorlansak da her gün içimizde devasa bir mahkeme kuruluyor. Peki, kürsüde oturan o seslerden hangisi gerçekten bizim saf doğamız, hangisi sadece maskeli egomuz?
Bunu ayırt etmek aslında sandığımız kadar zor değilmiş, sadece durup dinlemeyi bilmek gerekiyormuş. Ego, doğası gereği sabırsızdır.
İçinizdeki o ses aceleciyse, sizi hemen savunmaya geçmeye zorluyor, "Hemen cevap ver, altta kalma!" diye bağırıyorsa bilin ki o ego veya nefis sahnededir.
Ego gürültülüdür; haklı çıkmak, üstün gelmek ve kendini korumak için her türlü argümanı önünüze sürer. O an size kendinizi çok güçlü hissettirebilir ama o sesin peşinden gittiğinizde, akşam kafanızı yastığa koyduğunuzda içinizi kemiren o tuhaf huzursuzluktan kaçamazsınız. Çünkü ego anlık tatminler sunar ama ruhu aç bırakır.
Vicdan ise tam tersine, adeta bir Osmanlı beyefendisi veya hanımefendisi gibi sakindir. Onun acelesi yoktur. Sizi hiçbir yere koşturmaz. Aksine, sizi yavaşlatır, derin bir nefes aldırır ve "Dur, bir de karşıdan bak" der.
Vicdanın sesi kibar ama bükülmez bir hakikattir. Çıkarınıza ters düşen bir şeyi yapmanızı söylerken bile size tarifsiz bir hafiflik verir.
Onun sözünü dinlediğinizde belki somut bir şey kaybedersiniz, belki o an "yenilmiş" gibi görünürsünüz ama içinizde öyle derin bir huzur filizlenir ki dünyadaki hiçbir haklılık o duygunun yerini tutamaz.
Hayat, bu iki ses arasındaki dengeyi bulma sanatıdır. İçimizdeki o gürültülü savunma avukatını (egoyu) biraz susturup, bilge ve şefkatli hakimi (vicdanı) dinlemeye başladığımızda bağlarımız da kararlarımız da güzelleşir.
Bir dahaki sefere içinizde bir tartışma başladığında hemen harekete geçmeyin.
Kendinize sorun: "Şu an beni yönlendiren ses beni yukarı mı taşımak istiyor, yoksa sadece haklı mı çıkarmaya çalışıyor?" Cevap, tam olarak nerede durmanız gerektiğini size fısıldayacaktır.
Gamze Arslan
Yaşam ve Farkındalık Koçu
Benden bana,bizden size
























































Yorum Yazın