İÇSEL HESAPLAŞMA
İnsan, hayatın akışı içerisinde çoğu zaman başkalarıyla kavga ettiğini zanneder; oysa en derin mücadele, kendi içimizdedir.
Kalbimizin olgunlaşması, nefsin terbiyesi ve ruhun dinginliği; dış dünyadan çok, insanın iç dünyasında verdiği sınavlarla şekillenir esasında.
Aslında kimi zaman öfkemiz, kimi zaman kırgınlığımız, kimi zaman da şikâyetlerimiz bize nerede olduğumuzu ifade eder.
En güzel içsel hesaplaşma insanın kendine ayna tutması ve aynada gördüklerini tarafsızca tevil edebilmesidir.
İşte insanın kendine tuttuğu o dürüst tatafsız aynadan bazı satırlar:
1- Eğer hâlâ kızıyorsan, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
2- Eğer hâlâ kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
3- Eğer hâlâ kınıyorsan, af makamına ulaşamamışsın (öfke ve kin seni cayır cayır yakıyor) demektir.
4- Eğer hâlâ Allah için sevmiyor ve sevginde ayırım yapıyorsan, hâlâ vesveseye uyuyor, içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir.
5- Eğer hâlâ “ben” demekten vazgeçmiyorsan, dizginler hâlâ nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
6- Eğer hâlâ musibetlere yana yana üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun demektir.
7- Eğer hâlâ “şikâyet” ediyorsan, “hakikati” göremiyorsun demektir.
Unutmamak gerekir ki insanın gerçek yolculuğu, dışarıyı değiştirmek değil; kendini dönüştürerek geliştirmektir.
Öfkenin yerini merhamet, kırgınlığın yerini olgunluk, şikâyetin yerini şükür aldığında; insan, hakikate bir adım daha yaklaşır.
Çünkü asıl zafer, başkalarını yenmekte değil; nefsini terbiye edebilmektedir.
Her şey bütünün hayrına olsun.
Eyvallah.
























































Yorum Yazın