İSLAMDA TEVEKKÜL
İnsanların rızkını veren; âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.
Allah, hiç ayırım yapmadan, çalışan ve gayret eden her kuluna çalıştığının karşılığını vermektedir. Kur’an ifadesiyle: “İnsan için kendi gayretiyle/çalışmasıyla elde ettiğinden başkası yoktur.” (Necm-39) Ancak. mü’min; dünyevi ve uhrevi hayatı için yaptığı tüm çalışmaların ve işlerin neticesinin hayırlı ve feyizli olması için Allah’a tevekkül etmesi gerekir. Çünkü, Mukaddes kitabımız Kur’anda Allah şöyle buyurur: “Eğer mü’min iseniz Allah’a tevekkül edin!” (Maide-23)
Peki “Tevekkül” nedir? Tevekkül; Hayırlı bir işte feyizli ve bereketli bir amaca ulaşmak için gereken çalışmayı ve gayreti gösterip gerekli tedbirleri aldıktan sonra neticeyi Allahın takdirine bırakmaktır. Tevekkülün ön şartı ise; Hâlis/temiz bir iman, gayretli bir çalışma, güzel bir tedbir, güzel bir duâ ve güzel bir sabırdır. Hiçbir şeye tevessül etmeden, hiçbir çalışma ve gayret göstermeden “Ârmut piş ağzıma düş” mantığıyla her şeyi hazır beklemek akıllı insan işi değildir.
Böyle bir düşünce ahmaklıktan başka bir şey değildir. Bu nedenle insan/müslüman hem dünya hayatı, hem de ahiret hayatı için hayırlı ve faydalı şeyler elde etmek istiyorsa mutlaka çalışmalı, yapılması gerekenleri yapmalı, alınması gereken tedbirleri almalı ve sonucun hayırlı olması için güzel bir duâ ile Allaha duâ edip Allah’a sığınmalı ve Neticeyi O’nun takdirine bırakmalıdır. O’na tevekkül etmelidir. Kim Allah’a inanır, O’na güvenir ve işlerinde O’nu vekil kılarsa bilsin ki, Allah o kimseye yeter. Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Sen her zaman diri ve canlı olan Allah’a tevekkül et! Zira Allah sana yeter...” (Furkan-58)) Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam bir hadisinde şöyle buyurur: “Bir kimse samimiyetle Allah’a sığınırsa, Allah onun her işine yetişir. Hiç ummadığı yerden onun rızkını verir.” Bir gün bir adam peygamberimize gelerek bir türlü fakirlikten kurtulamadığından şikayet etti. Peygamberimiz ona: “Demek ki sen Allah’a tam tevekkül etmedin.
Eğer Allah’a tam tevekkül etmiş olsaydın Allah kuşlara rızkını verdiği gibi sana da verirdi. Bak, onlar her gün sabah erkenden mideleri aç olarak yuvalarından çıkarlar, akşam karınları tok olarak yuvalarına dönerler.” buyurdu. Bir defasında Peygamberimiz, Mescide gelen bir adamın devesini başı boş bırakarak Mescide girdiğini gördü. Onu çağırdı ve “Niçin deveni bağlamadın?” dedi. O da: “Allah vekil.” dedi. Peygamberimiz o kimseye: şöyle dedi: “Önce deveni bağla sonra Allah’a tevekkül et!” İbrahim aleyhisselam, zâlim Nemrudun adamları tarafından mancınıkla ateşe atılacağı sırada Allah’ın emriyle Cebrail, Hz.İbrahim’e (a.s) geldi ve “Yâ İbrahim! Benden bir isteğin var mı?” dedi. Her işinde Rabbine sığınan ve güzel bir tevekkül sahibi olan İbrahim aleyhisselam ona şöyle dedi: “Hayır Yâ Cebrâil. Allah benim bu halimi görüyor. Ben Allaha sığındım, O’na tevekkül ettim . Allah bana yeter. O en güzel vekildir.” dedi. Nemrudun adamları Hz.İbrahim’i(a.s) ateşe attığı anda Yüce Allah ateşe: “Ey ateş kulum İbrahim için serin ve esenlik ol!” (Enbiya-69) buyurdu ve ateş, İbrahim aleyhisselam için serin oldu. Atıldığı ateşin bulunduğu yer ise; içi çiçeklerle ve ağaçlarla bezenmiş serin bir bahçeye dönüştü.
Bazı insanlar çalışıp, çabaladıkları halde istedikleri sonucu alamadıklarından veya fakirlikten kurtulamadıklarından yakınırlar. Bu ise tevekküle razı olmamaktır. Allah’ın takdirine isyandır. Halbuki insan, yaptığı işlerin sonucunun takdirini mutlaka Allah’a bırakmalıdır, yani her konuda Allahı vekil kılmalıdır. Yani mü’min her işinde tevekkül sahibi olmalıdır. Yaptığımız bir iş istediğimiz şekilde sonuçlanmamışsa, bilmeliyiz ki; ya o konuda gereken gayreti yeteri kadar göstermemişizdir veya henüz onun olma vakti gelmemiştir. Ya da; o işin, nefsimizin arzu ettiği şekilde sonuçlanması bizim hayrımıza değildir. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur: “İhtimal ki, sizin hoşlandığınız ve hemen arzu ettiğiniz birşey; sizin için şerdir/kötüdür. Hoşlanmadığınız bir şey de sizin iyiliğinizedir. Allah onu bilir ama siz bilemezsiniz.” (Bakara-216) Bu hususta bize düşen görev; her hayırlı iş için gereken çalışmayı ve gayreti gösterip güzel bir dua ile sonucu, neticeyi Allah’ın takdirine bırakmaktır. Ama şunu bir kez daha ifade edelim ki, Hâlis bir iman, güzel bir tedbir, gayretli bir çalışma ve azim, güzel bir duâ ve güzel bir sabır olmadan Tevekkül olmaz. Biliniz ki; “Allah bize yeter, O en güzel vekil, en güzel mevlâ ve en güzel yardın edendir.” (Ali imran-173) İmanınız kavi, ibadetleriniz ve duâlarınız kabul, işiniz güzel, ameliniz sâlih, Tevekkülünüz güzel, ömrünüz huzurlu, feyizli ve bereketli olsun!..
2026 (muallimosman)

























































Yorum Yazın