Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Yükseliş Koleji
Altıneller Vestel
Asi Künefeleri
Necmettin ÇALIŞKAN

Necmettin ÇALIŞKAN

Mail: [email protected]

Kahrolsun Amerikan emperyalizmi

 

Kahrolsun Amerikan emperyalizmi

 

Müslüman ülkelere saldırı, işgal ve katliam için gerekçe aramakta zorlanmayan Amerika, bu kez Bağdat’taki büyükelçiliğine yapılan saldırıyı bahane ederek düzenlediği roketli saldırıda İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani ve üst düzey bazı komutanları öldürdü. Katliam talimatı direkt ABD Başkanı Trump’tan geldi.

Daha sonra da İran, intikam ve misillemede bulunarak ABD’nin Irak’taki bir üssünü bombaladı. İran tarafından 80 kişinin öldüğü bilgisi verilse de Amerika tarafından ölü olmadığına dair açıklama yapıldı. Henüz kesin bilgilere sahip değiliz.

Ayrıca Trump, İran’ın nükleere sahip olamayacağını belirterek barış(!) istediğini söyledi. Bu çıkışıyla muhtemelen dünya kamuoyunu sakinleştirmeye ve kendi tarafına çekmeye çalıştı. Birkaç gün içinde nükleer bahanesi ile İran’ın bazı askeri tesislerine füzelerle saldıracağını da ima etti.

Bu olayın özeti…

Trump’ın konuşmasında belirttiği, dünyanın daha barış yurdu olması için Amerika’nın bölgeden çekilmesi en iyi çözümdür. Zaten kendi defolmasa da bölgede oluşan anti-Amerikancı dalganın bunu gerçekleştireceğine inanıyoruz.

ABD’nin dünya ve özellikle Ortadoğu için şiddetin kaynağı olduğu Japonya, Afganistan ve Irak’ta yaptığı katliamları hatırlamakta yarar var.

Gelelim son saldırılara. Olayın yansımaları ise içinde bulunduğumuz durum kadar trajik.

Sanki baş katil Amerika değilmiş gibi, yaşanan sürece Şii-Sünni ayrışması üzerinden yaklaşılarak Şii yayılmacılığına ABD müdahalesi olarak algılandı. Hatta Süleymani’nin süzme Sünni düşmanı olduğu ve ölümü de hak ettiği söylendi. Ortada saldırgan Amerika yok; saldırılmayı hak eden bir kitle var, oh olsun duygusu yaşanıyor. Bir taraftan da küçümsenemeyecek bir kitle tarafından ölenlerin şehit olduğu ilanı…

Peki, neyi göremedik? Ve bir türlü de görmek istemiyoruz…

Saddam Hüseyin, Muammer Kaddafi, Usame bin Ladin, Ebubekir el-Bağdadi ve dolaylı olarak Muhammed Mursi… -Eleştiriye açık yönlerini bir yana bırakıyoruz- Katil ABD’nin infaz listesindeki Sünni liderler.

Öldürenler, dünyanın öbür ucundan gelen emperyalist katiller. Bütün teknolojik barbarlıklarını Müslümanların üzerine kusmaya devam ediyorlar. Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Yemen; her yerde parmakları var.

Hangi taşı kaldırsanız altından ABD emperyalizminin bir planı ve pisliği çıkıyor. Sonra biz kendi günlük ve mezhebi çıkarlarımız içerisinde meseleyi anlamaya ve kendimizi konumlandırmaya çalışıyoruz.

Kimse de çıkıp demiyor ki: “Bu adamların Müslüman coğrafyasında işi ne? Nasıl istedikleri her adamı herkesin gözü önünde öldürebiliyorlar? Buna ne zaman dur denecek?”

Kasım Süleymani ismi, Filistin davasından Suriye iç savaşına kadar hemen her yerde gündeme gelen ve bölgede bilinen bir isim olduğu için bu kadar yaygara koptu. Ya ölen milyonlarca çocuk, kadın, yaşlı ve genç Müslümanlar. Onların intikamını kim alacak? Onlar için ne zaman ağıt yakacağız?

Neler söylemiyorlar ki!

Yok, saldırı İran’a yaradı. Zaten anlaşmalıydı. ABD’ye İran tuzak kurarak oradan birtakım faydalar devşirdi.

ABD hâlâ burnumuzun dibinde bütün askeri ve teknolojik gücü ile hedeflerine adım adım ilerliyor. Irak, Suriye, İran ve nihai hedef Türkiye!

Küresel terör ve savaşı finanse edenler bunlar değil mi? isimlere takılmadan görmeli; düşman kapıda!

Müslümanlar olarak problemlerimizi kendi iradelerimizle çözmedikçe sorunlar da bitmez.

Sömürgeci devletlerin bu kadar rahat cirit atmasına göz yumduğumuz, hatta alkışladığımız sürece bu yangın da sönmez.

Amerika kaç bin km. öteden geliyor, Müslüman topraklarında katliam yapıyor, ama biz katili suçlayacağımıza birbirimize düşüyoruz.

Evet, mezhep ayrılığı olabilir. Suriye’de Yemen’de asla tasvip edilemeyecek durumlar vardır. Ancak olaya bir bütün olarak bakmak gerekir.

Filistin eski Başbakanı ve HAMAS Lideri İsmail Heniyye’nin şehadeti makbul bir tezkiyedir. O Kasım Süleymani için, “Filistin şehidi” demiştir.

Bütün bu yaşananlardan sonra yüksek sesle söylememiz gereken şudur: Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!

 

Doç. Dr. Necmettin Çalışkan

 

Yorum Yazın