Reklamı Geç
Güneyler
Yükseliş Koleji
Mevlüt Yanmaz Bungalov
Kozsan Gıda Mustafa Sancak
Hatay
BIST13.621
DOLAR43.5139
EURO51.4404
ALTIN6740.0
BTC/USD78222.985
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Mail: [email protected]

KIBLE ve ÖNEMİ

 

KIBLE ve ÖNEMİ

 

Kıbleniz Doğruysa İstikametiniz Doğrudur

Kıble lügatte; “yön”, “taraf” “istikamet” demektir. Dini literatürde ise Kıble: Bir dine mensub insanların ibadet yaparken ilahlarına yöneldikleri yöndür. Yeryüzünde gelmiş geçmiş ve varolan her dinin bir kıblesi vardır. Dolayısıyla her insanın da bir kıblesi vardır. Mesela; Putperestler ibadet ederken yönlerini putlarına karşı dönerler.. Yahudiler Kudüse karşı dönerler. Hrıstiyanlar doğu cihetine dönerler. Müslümanların kıblesi ise Kâbe’dir. Müslümanlar Namaz kılarken mutlaka Kâbe cihetine dönerek Namazlarını kılarlar. İslamda Namazın kabul olma şartlarından biri de “İstikbâli Kıble” dir. Yani Namaz kılarken yönünü Kıble/Kâbe cihetine dönmek. Bu, Allahın emridir. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhissselam Mekke’de iken Namazlarını Kâbe’ye yönelerek kılardı. Bu konuda o zamanlar dini bir zorunluluk yoktu. Hatta Yüce Allah Mi’racta Peygamberimize ve müslümanlara günde beş vakit Namazı farz kıldığında bile bu konuda ilahi bir emir yoktu. Ama o dönemde Kâbe’nin içi ve dışı putperestlerin putlarıyla dolu olduğu için Peygamberimiz ve müslümanlar; Namazlarını “Mescid-i Aksâ” cihetine dönerek kılarlardı. Bu uygulama Hicretten sonra Medine’de de devam etti. Mescidi Aksâ; Süleyman aleyhisselam tarafından yaptırılan mescidin yerine yapılan bir mescid idi ve Ehli kitabın da kıblesi idi. Ancak, peygamberimize düşmanlık besleyen Medine’deki Yahudiler bu durumdan kendilerine pay çıkararak; “Muhammed, bize muhalefet ediyor ama kıblemize yöneliyor, bugün kıblemize yönelen Muhammed, bir gün gelecek dinimize dönecek.” gibi çirkin sözlerle peygamberimize ve müslümanlara hakaret ediyorlardı. Bu durum sevgili peygamberimizi ve müslümanları ziyadesiyle üzüyordu. Peygamberimiz Hz.Muhammed zaman zaman yüzünü Semaya doğru çevirerek, Allah’a duâ ediyor ve kendisi için bir çıkış yolu göstermesini istiyordu. Gönlü kıblenin “Kâbe” olmasını istiyordu, ama Kâbe’nin içi ve dışı hâlâ putlarla doluydu. İşte bu hadiseler yaşanırken Allahın şu emri geldi: “Ya Muhammed! Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Elbette seni hoşnut olacağın kıbleye döndüreceğiz. Artık Yüzünü hemen Mescidi Haram (Kâbe) yönüne çevir! Siz de ey mü’minler nerde olursanız olun, (Namazda) yüzünüzü hep o tarafa döndürün! Kendilerine kitap verilenler iyi bilirler ki bu, Rablerinden gelen gerçek bir hükmüdür. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.” (Bakara-144)

Rivayete göre bu ayet nâzil olduğunda peygamberimiz, ‘Beni Seleme’ yurdundaki bir Mescid’te müslümanlara öğle veya ikindi Namazını kıldırıyordu. Namazın üçüncü rekatında gelen bu ayetle birlikte; peygamberimiz yönünü Mescidi Aksa’dan “Mescid-i Haram” tarafına çevirdi, müslümaanlar da peygamberimize uydu ve Namazlarının son iki rekatını Mescidi Harama, yani Kâbe cihetine dönerek tamamladılar. Böylece müslümanların kıblesi ilahi bir emirle Mescidi Haram (Kâbe) oldu. Kıble değişiminin gerçekleştiği bu Mescidin adı o tarihten itibaren ‘Mescidi Kıbleteyn’ (İki kıbleli mescid) olarak anılmaya başlandı. Hicretin ikinci senesinde vukû bulan bu hadiseden sonra müslümanların kıblesi artık kıyamete kadar “Kâbe” oldu. Bugün yeryüzünde binlerce müslüman, her gün kıldıklar beş vakit Farz Namaz olmak üzere, Cuma namazı, Bayram namazları ve diğer Namazlarda yönlerini Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye ) doğru dönerler. Namaz kılarken Kıbleye dönmek, yani Mescidi Haram yönüne dönmek farzdır. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyuurur: “Sizden kim kıbleye dönerse Allaha yönelmiş olur.” Bu bağlamda; Namazların dışında kıbleye dönmek zorunlu olmasa da müslümanlar Namazların dışındaki ibadet ve duâlarında da da kıbleye dönerler. Bunların çoğu peygamberimizin sünnetidir. (Ezan okurken, duâ ederken, kılbeye dönerler. Kurban keserken hayvanın yönünü kıble tarafına getirirler, mevtaları kabre koyarken yönlerini kıble tarafa çevirirler.. v.s.) Aslında hangi yöne dönerseniz dönün, Allah oradadır. Ama Rabbimizin emri gereği Namazda kıbleye dönmek farzdır. Namaz dahil diğer ibadet ve duâlarda kıbleye dönmek; Allaha olan tâzim ve saygının bir ifadesidir. Kıbleye dönüş; aynı zamanda mü’minler arasındaki sevgi, saygı ve kardeşliği, birliği ifade eden bir yöeniliştir. Kıbleye yönelmek; “Doğru istikamette olmaktır. Yani “Yönünü kıbleye dönen bir insan; doğru insandır, muttakî insandır.” Yönünü kıbleye dönen, bir mü’min; kendisinin doğru ve güvenilir olduğuna şahadet etmiş olur. Çünkü kıble dönmek Allaha yönelmektir. Allaha yönelen bir insan her türlü kötülükten ve haramdan uzak olduğuna şahadet etmektir. Bu anlamda diyebiliriz ki; Kıblesi Kâbe olanın istikameti doğrudur.. Sözü, davranışı ve ahlakı doğru demektir. İstikameti doğru demektir. Huyunu ve ahlakını bozanlar için ise; “Kıblesini şaşırmış.” derler. Bu nedenle Kıble; insan için çok önemli bir ölçüdür. Sakın, kıblenizin şaşırmayın ve değiştirmeyin!

İmanınız doğru, kıbleniz doğru, istikametiniz doğru, ibadetleriniz doğru, işiniz doğru, ömrünüz doğru, feyizli ve bereketli olsun, İnşaallah!

 

(muallimosman)

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Yükseliş