Reklamı Geç
Samet İnşaat
Muzaffer Tuncer Black White
Samandağ Hastanesi
Merkez Market
Abdurrahman Parlak

Abdurrahman Parlak

Mail: aparlak64@gmail.com

Önümüzdeki günlerde çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayacak olan…

 

Önümüzdeki günlerde çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayacak olan…

Önümüzdeki günlerde çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayacak olan ebeveynler için 2021-2022 Eğitim- Öğretim yılı telaşlı ve heyecanlı bir sürecin başlangıcıdır.

Hele okula başlayacak öğrenci ilk çocuğu ise, bu heyecan ve telaş insanı bazen strese de sokabilmektedir.

Ebeveynlerin göstermiş olduğu ve biz eğitimcilerin fazla abarttıklarını düşündüğümüz bu stresin temelinde aslına bakılırsa; elbette anne-baba duygularının ağır bastığını ve hatta topluma iyi bir vatandaş yetiştirme arzusunun olduğunu düşünmek normal olsa da, yaşadıklarımızdan edindiğimiz tecrübeler ve ebeveynlerin çocuklarından beklentilerini gördükçe, bir çğunun ortaya koydukları heyecan ve telaşlarının sebebinin az önce söylediğimiz beklentiler olmadığını üzülerek müşahede etmekteyiz.

Benimsediğini ve aidiyet duygusu ile bağlandığını düşündüğümüz mahallesinin okulunu beğenmeyip, tüm otoriteler tarafından belkide ortak olarak ilan edilmiş olmasına rağmen: “En iyi okul, en yakın okuldur.”

Düşüncesine hiç itibar etmeyip, türlü arayışlarda bulunarak ve çocuğunu mahallesindeki oyun arkadaşlarından ayırarak, servis eziyetini de göze alarak, zaman kaybına da bakmadan küçücük çocukları trafik keşmekeşinin içine atmayı göze almaktadırlar.

Bir de üstüne üstlük daha kötüsünü yaparak, mahalle dedikoduları ile belirlenip süslenerek pazarlanan öğretmenlerden birini de bulup, yüklü bağışlarla çocuğunu yerleştirerek görevini yaptığını düşünen ebeveynlerin esas kaygılarını anlamak zor olmasa gerek.

İçinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum, ahlaki ve sosyolojik gerçeklikle hiç bağdaşmayan bu tutum ebeveynlerin aslında çocuktan ziyade kendilerini temsil edeceğini düşündüğü okul ve öğretmenle birlikte sınıf atlamayı planladıklarını, böylelikle beraber mülk edinebildikleri eşya ve arabaları ile sosyal statülerinin değişeceğini uman insanlar, böylece her eğitim öğretim yılı başında yapmamaları gereken davranışlarla çocuğunu kendinin sosyal statü değiştirme düşüncesine kobay olarak kullanmaktadırlar.

Her ne kadar genelleme yapmak doğru değilse de, kayıtlarda karşılaştığımız manzara böyledir.

Hele biz çocuğumuzu falan okula, ve falan öğretmene yazdırdık diyerek kibirlenip böbürlenerek okula yaptığı bağış miktarını da ballandıra ballandıra söylüyorsa, değmeyin keyfine.

Çünkü kendisi çocuğunun öğretmenini seçtiği gibi gelecekteki mesleğini de seçmeyi düşündüğünden, “Tabii doktor olmasını istiyorum” diyerek, çocuğu üzerinden atlamayı düşündüğü sınıfın en üstüne çıkmayı kendinde hak görmektedir.

Bunlar için çocuğun kabiliyetleri ve fıtratları önemli değildir.

Önemli olan, çocuklarının kendi beklentilerini karşılamasıdır.

Ancak bu düşünce ve beklentilerin gerçekleşmemesi sonucunda çocuğun psikolojik dünyasının nasıl olacağını düşünmek bile istemeyen bu sonradan görmeler, bütün suç kendilerinin olmasına rağmen, ihaleyi çocuklarına yıkarak kurtulacaklarını düşünüyorlar ama nafile.

İş işten geçiyor, neslimiz elimizden kayıp gidiyor.

Ondan sonra eyvahlarımız ve pişmanlıklarımızla başbaşa kalıyoruz.

Ama sonuç ta;biz nerede hata yaptık bile diyemeyecek duruma gelmek, ah vah etmek çare olmuyor...


Sınıf atlamak bu kadar mı kolay?..

Whatsapp İhbar Hattı

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Odabaşı PTT