Reklamı Geç
Lufian
Özkan
Ceviz Ticaret
Ceviz Ticaret
Murat Kondakçı

Murat Kondakçı

Mail: [email protected]

TOPLUMSAL EĞİTİMİN BUGÜNKÜ KONUSU; HIRPALANMIŞ ZİHİNLERİN GELECEK KAYGISI

TOPLUMSAL EĞİTİMİN BUGÜNKÜ KONUSU; HIRPALANMIŞ ZİHİNLERİN GELECEK KAYGISI

Bir ayna fiziksel yansımamız ise,iç güzelliğimizin yansıması insanlığımız olsun mu?

‘İnsanlık’, eğitimden mi gelir? Eğitilenler daha çok mu insancıl olurlar?

Eğitimle başlayalım o zaman; eğitim nedir ? Temel amaçları arasında neler var gerçekten biliyor musunuz?

Eğitim okutulan kitap mıdır, ezberletilen kalıplar mı, pratik çözüme götürecek matematik formülü müdür?

Hiçbiri değildir!

Üstte saydıklarım öğretilenlerdir, öğretimdir.

Peki ya eğitim ?

Nelson Mandela’nın eğitimi çok güzel açıkladığı sözleriyle başlamak istiyorum; “Dünyayı değiştirmek için kullanacağınız en güçlü silah eğitimdir”.

Eğitim kişide var olan bilgi ve kabiliyeti ortaya çıkarıp, doğru kullanmasını sağlayan sistematik bir mekanizmadır bence. Mekanizma doğru işlenirse toplumu yüceltecek cevherler yaratır, yanlış işlenirse cehalet denilen kavramsal yaşam biçimine hizmet eder.

Ülkemizde şuan eğitim ve öğretim sizce ne durumda?

Tezim için yazmış olduğum makalelerin birinden bir alıntı yaparak başlamak istiyorum izninizle;

“Yorgun gözlerin içerisinde gizlenen kudretli bir yüreğe sahip ol ki, savaştığın zihinler bile senin gölgene sığınıp, doğru yolu bulabilme şansına sahip olsunlar. Güçlü zihinlerin, dolu ceplerden daha saygın olduğu bir dünyada yaşamayı tercih ediniz”.

Güzel ülkemizin eğitimini tane tane anlatan bir kesit…

Hadi be ordan dediğinizi duyar gibiyim!

Şöyle izah etmeme izin verin, zor zamanlardan geçen güzel ülkemiz, başında kudretli yüreğe sahip bir eğitimci ordusu, günden güne yorgun düşen bir çocuk ve bu yaşta hastalıkla beraber aslında ‘savaş’ kelimesini de belleğine kaydeden bir nesil,doğru yolu göstermek ve iyiyi benimsetmeye çalışan ve her biri kendi

evladıymış gibi çocukları gölgesinin altında tutmaya çalışan, geleceğimiz olan çocuklarımızın zihnini güçlendirmek için güzeli,doğruyu ve iyiyi gösterme çabası içinde olan kıymetli öğretmenlerimiz. Haber kanallarının kötümser tablosunun etkisinde kalıp sosyal medya hesaplarının yanıltıcı ve ürkütücü bilgilerini yok etmek için çırpınan ve dolu ceplere teslim edilmiş bir gelecek olmasın diye savaşan öğretmenler. Saygın olabilmenin cepteki üç kuruşla değil, akıl zenginliği ile olabileceğini ve doğru yolun bu olması gerektiğini tane tane öğretmeye çalışan öğretmenler.

Aslında güçlü bir nesil yetişecek biliyor musunuz? Çünkü mutsuzluğu tecrübe edinmiş, zorluğun ne olduğunu yaşayarak öğrenmiş ve en önemlisi zorluğun üstesinden nasıl geleceğini bilen bir nesil yetişecek. İnandığım bir kanı var o da şudur; mutluluğun kapısını aralayan anahtar, mutsuzluğu tecrübe edinmiş aklın içinden geçer. Ülkemizdeki eğitim için olumsuz fikirleri barındıran çok şey yazılıp çizildi, ama ben tamamen tersini düşünüyorum. Akıllı bireyler yetiştirmek için birey, yoksun olduğu şeylerle sınanmalı ve zamanın,hayatın zorluğu ile mücadele edebilme konusunda tecrübe kazanmış olmalı.

Çok mu iyimserim ?

Evet kesinlikle iyimserim, umutluyum ve şunu iyi biliyorum, umut havada uçuşan bir kelebek gibidir, ömrü kısadır belki fakat hep özgür yaşar. Umudumun, umutlarımızın neden hapsedilmesine göz yumayım ? Yapmam, yapmayacağım, siz de yapmayın, umudunuzla beraber yaşama sevincinizi ve geleceğinizi karanlığa teslim etmeyin!

Ne olur dış dünyanın hapsolmuş mutluluğuna kendinizi esir etmeyin,kendi mutluluğunuzu içinize hapsedin, biriksin o mutluluk ve içiniz şenlensin.

Şimdi bana diyeceksiniz ki uzaktaki ışıltıya güven olmaz Murat efendi,lakin ben kaybetmeyi göze almasaydım bu kadar doğru yolu gelemezdim. Çünkü kazanmayı tercih etmişken kaybetme korkusu içimin ürpermesine sebep değil! Siz de korkmayın!

Eğitimi öylesine eleştiren bir yazı okuyacağınızı düşünmüş olabilirsiniz ilk başta ama gerçekler ile yüzleşmemiz gerektiğini düşündüğüm için duygularımı da paylaşmayı amaçladığım ve bir öğretmen olarak yol gösterici olabilme konusunda zerre katkım olabilir mi diye arzu ettiğim bir yazı oldu.

Sevgili anne,babalar; şunu unutmayalım yol gösteren biz olmalıyız ki, yeşeren umutlar bizim evlatlarımız olabilsin. Sizden ricam, online eğitime takılmayın, kendinizi hırpalamayın ,inanın eğitimin telafisi ayrılan kısa bir süre ve işlenecek

birkaç dersten ibarettir ve çok da basit bir hadisedir. Aslında düşünmeniz gereken eriyip gitmesine izin verdiğiniz kirletilmiş zihinlerden arınma yollarıdır.

Yazımı tezimde yazdığım başka bir kesitle bitirmek istiyorum,

“Umutla yeşerecek güzel günlere yüreğinle başlarsın,aklını da ortak edip hüznünü engel olmaktan çıkarırsın. Aciz olma insanoğlu! Kabusundan çık! Hüznün külleri aklına yol versin, çünkü umutla yeşerecek güzel yüreğine parıltılı başlangıçlar bahşedecek olan zekana ihtiyacın var, o’nu köreltme. Umutsuzluğundan arın, arala gözünün önündeki o buğulu perdeyi ve yeniden doğarcasına uyan her sabaha”.

Saygılarımla,

Murat KONDAKCI

Öğretmen

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Abone Ol HİT