Reklamı Geç
kurban diyanet
Edem
Hatay Hastanesi
Pati Oto Yıkama
Hidayet Şişkin

Hidayet Şişkin

Mail: hidayetsiskin@hotmail.com

ÜÇ NOKTA

ÜÇ NOKTA

 

       Eski zamanlarda Anadolu'muzun bir beldesinde adamcağız askere gidecek, yeni de evli, hanımının kulağına eğilip fısıldamış :

– Hanım bak, yazdığım mektuplar buraya gelecek. İlk olarak muhtemelen annem okuyacak mektupları. Sonra babam, sonra elden ele dolaşacak, sen gelinsin, en son sana gelecek. O yüzden mektupta sana yer veremem. Edebe mukayirdir. Ama mektupların sonuna üç nokta koyarım. Bilesin ki o üç nokta senin içindir.

“Hay hay.” demiş gelin hanım. Beyefendi askere gittikten sonra mektuplar memlekete gelir, 3 gün kayınvalidenin elif ba cüzünün içerisinde, 5 gün kayınbabanın cüzdanının içinde, amca, dayı, teyze dolaştıktan sonra en son nihayet gelin hanımın eline gelirmiş. Sayfaları hararetle çevirip o en son üç noktaya bakarmış gelin hanım. Bazen gözyaşı dökermiş. Bazen en mahrem hasret sözcüklerini, sevgi sözcüklerini okurmuş o üç noktaların içerisinde.

Gel zaman git zaman aradan yıllar geçmiş, gelin hanım ihtiyar bir nine olduktan sonra şöyle göğsünde sakladığı mektuplardan birini çıkarmış, sayfaları o ilk günü’n heyecanıyla tekrar tekrar çevirip o üç noktaya bakmış :

“Sahi Ahmet Bey” demiş. "Ne güzel mektuplar yazardın eskiden."...

 

Üç nokta sevdadır.

Her nokta gizli bir ahtır.

Seviyorum deyip haykıramamaktır... Boğaz da düğümlenen iki çift sözdür... Dilin lal, gönlün melal olduğu andır... Gözlerden süzülemeyen iki damla gözyaşıdır...

Hissedilen fakat bi türlü Yazılamayandır...

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı Andır...

Üç nokta; bitmeyendir bitemeyendir...

Üç nokta çok şeydir aslında anlatılamayan...

(...)

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
kurban diyanet