ZİHİN KENDİ BAŞINA BİR DÜNYADIR
“Zihin kendi başına bir dünyadır;
cehennemi cennete, cenneti cehenneme çevirebilir.”
John Milton
Bu söz, yalnızca edebî bir cümle değil; modern tıbbın bizzat kayda geçirdiği bir gerçeğin ifadesidir.
British Medical Journal’da yayımlanan bir vaka, acının her zaman bedenden başlamadığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bir inşaat işçisi, 15 santimetrelik paslı bir çivinin güvenlik botunu delip ayağına saplandığını düşünerek acil servise kaldırılıyor. Acıdan kıvranıyor, hareket edemiyor ve güçlü ağrı kesicilere ihtiyaç duyuyor.
Doktorlar botu dikkatlice kestiklerinde ise manzara tamamen değişiyor. Çivi botu delmiş ama parmakların tam arasından geçerek deriye bile temas etmemiş. Ayağında tek bir çizik yok.
Ama acı vardı.
Çünkü beyin, “çivi battı” görüntüsüne inanmıştı. Bu inanç, bedende gerçek fiziksel acı sinyalleri üretmişti. Tıpta buna Nocebo Etkisi deniyor: Zarar göreceğine inanırsan, beden o zararı olmuş gibi yaşar.
Ama madalyonun bir de öteki yüzü var.
Tıp buna Plasebo Etkisi der. Ortada güçlü bir ilaç olmadığı hâlde, yalnızca serum alan ve ilaç aldığını zanneden bir kişinin iyileştiği örnekleri hepimiz duymuşuzdur. İnsan, her ne şekilde olursa olsun iyileşeceğine inanırsa, beden gerçekten iyileşme tepkileri üretir. Bu kez beyin, şifayı simüle eder.
Umut, insanı ayakta tutan en büyük güçtür.
Zihin sadece yaralamaz; iyileştirir de.
“Bu beni hasta eder” dediğinizde beden zayıflıyorsa,
“Allah şifasını verir” dediğinizde içinizin ferahlaması boşuna değildir.
Dua ederken kalbin sakinleşmesi, tevekkül ederken omuzlardan yükün kalkması; yalnızca ruhsal bir teselli değil, aynı zamanda bedensel bir rahatlamadır.
İman, insanın içindeki en güçlü plasebodur.
Ama bu, sahte bir avunma değil; kalbin Yaradan’la kurduğu derin bağdır.
Belki de bu yüzden şifa bazen ilaçtan önce niyette, tedaviden önce teslimiyette başlar.
Sebep aranır, ilaçlar mutlaka kullanılır, her türlü tedbir elden bırakılmaz; ama sonuç Allah’a emanet edilir.
Çünkü insan, zihniyle korktuğunda hasta olabiliyorsa;
kalbiyle teslim olduğunda da iyileşebilir.
Zihin bir dünyaysa, o dünyanın kapısını ya korku açar ya da iman.
Ve insan, hangi kapıdan gireceğine her sabah niyetiyle, zihnindekilerle yeniden karar verir.
Hayattaki en büyük enerji olan niyet enerjinizin her daim güzellikten ve iyilikten yana olması temennisiyle…
Her şey bütünün hayrına olsun.
Bu vesileyle 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz bütün deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor yakınlarına sabırlar diliyorum.
Şehrimizin imar ve ihyası için emek veren gayret eden çalışan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Ben inanıyor ve görüyorum ki "Hatay Ayağa Kalkıyor."

























































Yorum Yazın