ZİHNİMİZDE NELER VAR
İbn-i Sina’nın anlattığı ibretlik bir deney vardır.
Aynı yaşta, aynı kiloda iki kuzu kafese konulur. İkisi de aynı yemle beslenir, aynı şartlarda yaşar. Fakat kafesin yanına bir kurt yerleştirilir. Kuzulardan sadece biri kurdu görebilmektedir.
Aylar geçer.
Kurdu gören kuzu sürekli korku ve stres içinde yaşadığı için zayıflar, güçten düşer ve sonunda ölür. Diğer kuzu ise huzurlu olduğu için sağlıklı, güçlü ve besili kalır.
Aslında kurt kuzuyu parçalamamıştır. Kuzuyu öldüren şey; korku, kaygı ve zihninde büyüttüğü tehdittir.
Bugün insanların büyük çoğunluğu da görünmeyen kurtlarla yaşamaktadır. Kiminin kurdu geçim korkusu, kiminin yalnızlık endişesi, kiminin gelecek kaygısıdır.
Henüz gerçekleşmemiş ihtimaller, zihinde büyütüldükçe insanın huzurunu kemirmeye başlar.
Günümüz insanın en büyük yorgunluğu bedeninde değil, zihnindedir.
Sürekli olumsuzu düşünmek, her ihtimali felaket gibi görmek, insanın ruhunu sessizce tüketir. Çünkü beden, zihnin taşıdığı yükten etkilenir. Kaygı arttıkça huzur azalır, huzur azaldıkça insan hayattan tat alamaz hale gelir.
Elbette hayatın içinde zorluklar olacaktır. Ancak insanı ayakta tutan şey; korkularına teslim olması değil, umudunu korumasıdır. Her olumsuz düşünceye kapı açmak yerine, biraz tevekkül, biraz sabır ve en önemlisi rlimizden geleni yaparak; anı yaşamak gerekir.
İnsanın ihtiyacı olan şey; zihnindeki kurda değil, elindeki nimete odaklanmaktır.
Lütfen güzel gör, güzel düşün ve mutlu ol.

























































Yorum Yazın