Reklamı Geç
Mehmet Akçay Petrol
Güneş Güzellik
Haas Taş Sanatları
Güneş Güzellik
Hatay
BIST13.407
DOLAR43.4261
EURO52.1526
ALTIN7746.8
BTC/USD88034.576
Aziz Yalı

Aziz Yalı

Mail: [email protected]

BOŞLUK

 

BOŞLUK

 

Yeni bir yıla girmemizin üzerinden henüz yirmi sekiz gün geçti.

Yirmi sekiz gün önce insanlar, önceki yıl ve yıllarda yaşanan zulümler, dramlar, acılar sebebiyle, gelen yılın eski yıldan daha güzel olması, barış, sağlık, huzur, mutluluk getirmesi dilekleri tutuyorlar, birbirlerine bu içerikleri kapsayan mesajlar yolluyorlardı. İnsanların çoğunluğu bu dileklere çok inanmasalar da, muhtemelen kimisi bir alışkanlığın, bir rutinin, bir iyi dileğin ifadesi maksadıyla, kimisi de bir umudun gerçeğe dönüşmesi temennisiyle bu tarz dileklerde bulunuyorlardı.

Yeni yılın ilk günlerine Trump damga vurdu. ABD’nin, Maduro’yu eşiyle birlikte ülkesinden alıp New York’ta yargılamaya kalkması bütün dünyayı şaşkına çevirdi. Bu olay, insanların kafasında bir önceki ve daha eski yıllarda oluşan uluslararası hukuk ile ilgili olumsuz kanaatlere son noktayı koymuş oldu.

Arkasından Meksika’ ya ayar verme beyanatları ve hemen sonrasında, üzerinde bütün yaşanmışlıkların, hayatların hiçe sayılarak tüccar mantığıyla almak-satmak fiilleri kullanılarak yerin altındaki madenlerin yerin üstündeki insanlardan ve duygularından daha kıymetli görüldüğü koskoca bir coğrafyayı hedef alan tehdit içerikli söylemler geldi. Gelinen bu nokta daha önceki yıllarda olanların da etkisiyle, sadece uluslararası hukuk ile ilgili umudun tuzla buz olmasına değil, dünyanın artık hiç de güvenli bir yer olmadığı algısının pekişmesine, insanların yeni başlangıçlara, daha güzele, barışa, huzura olan umutlarının biraz daha azalarak belirsizliğe, kaygıya, korkuya, güvensizliğe dönüşmesine sebep oldu.

Yaşanan bu olayları küresel güçlerin, yeryüzü enerji kaynaklarının paylaşımı, savunma refleksi olarak silahlanmanın hız kazanmasını teşvik edici siyasi ve ticari manevraları ya da çatışmaları olarak değerlendirmek elbette mümkün.

Bütün kurul ve kurallar hiçe sayılarak gerçekleşen bu olaylar esnasında asıl yıkıcı etki, başta olayların gerçekleştiği yerlerde ve dolaylı yönlerden dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan, oyunun içinde olmayan, işinde gücünde, yaşam mücadelesi veren insanlar üzerinde olmaktadır.

Çevremize baktığımızda ne görüyoruz? Sanırım en sık rastlanılan reaksiyonlar; olabileceğini bildiği halde, bu kadarı da olmaz ifadesi ile dile getirilen şaşkınlık, belirsizlik, gelecek kaygısı, huzursuzluk, gerginlik ve öfke.

Bu duygulardan tek birinin bile, insan psikolojisini, sağlıklı düşünmeyi ve davranmayı çok ciddi şekilde engelleyecek ölçüde hasar verdiği göz önünde bulundurulduğunda, meselenin ciddiyetinin görünenden çok daha vahim olduğu şüphesiz.

Konunun uzmanlarının değerlendirmelerine göre; belirsizlik kaygıyı, güvensizlik; dış dünyaya ve çevresine karşı mesafeli ve şüpheyle bakmayı ve giderek içe kapanmaya tetiklemektedir. Huzursuzluk, kişilerde sürekli olarak gerginlik oluşturmakta ve oluşan gerginlik hem fiziksel, hem ruhsal yorgunluğa dönüşerek mutsuzluğa, berrak düşünemeye, fikir ve emek üretiminde yaratıcılık konusunda aktif olmamaya, yaşanan hayatı fark etmemeye ve ondan zevk almamaya sebep olmaktadır. Böyle durumlarda hâkim olan pasif bir beklemek eylemidir. Yaşanan olumsuz duygular ne kadar yoğun olursa, hayatı aktif yaşama arzusunun yerine o derece büyük bir boşluk hissi yaşanmakta, gelecek ile ilgili planların yerini hayatta kalma dürtüsünün basit kodları almaktadır.

Aslında sermaye transferinin büyük bir aç gözlülükle yapıldığı vahşi kapitalist zihniyetin penceresinden bakıldığında olanlar ve elde edilen sonuçlar açısından yanlış giden bir şey yoktur. Her şey tam da tasarlandığı şekliyle yürümekte, kitleler, büyük, öngörülemeyen tehlikelere maruz bırakılarak, bulunduğu konum ile yetinmeye, kontrol edilmeye ve yönetilmeye daha elverişli hale getirilmektedir.

Lakin meselenin bir de tecrübe edilmiş tarafı vardır.Kaygıyı, güvensizliği, huzursuzluğu çoğaltmak doğru değil, biliyorum ama günümüzde yaşananlar 1929 da yaşanan büyük buhran sonrası ve 2. Dünya savaşı öncesi söylem ve eylemler ile benzerlik göstermektedir. Umarım aklıselim galip gelir ve dünya hepimiz ve bizden sonraki nesiller için daha güvenli bir yer olur.

 

Aziz Yalı

 

 

Diva Otel

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Atlı spor Kulübü Yusuf Yener